Akhisar’da son aylarda emlak sitelerine bakan herkes aynı tabloyla karşılaşıyor: Satılık ilanlar dolup taşıyor. Rakamlar da bunu açıkça ortaya koyuyor. İlçede satılık konut sayısı 1377’ye ulaşmış durumda. Kiralık konut sayısı ise 345 olarak kayıtlara yansıyor. Bu tablo, uzun süredir konuşulan “konut krizi” söylemlerini sorgulamayı zorunlu kılıyor.
Bir dönem “en güvenli liman” olarak görülen konut, bugün yatırımcı gözünde cazibesini büyük ölçüde yitirmiş durumda. Bunun en önemli nedenlerinden biri, birikimlerin altına yönelmesi ya da bankalarda faizle değerlendirilmesi. Yatırımcı, yüksek maliyetli konut almak yerine, daha hızlı ve risksiz getirisi olan araçları tercih ediyor. Bu tercih, doğal olarak konut piyasasını baskılıyor.
Baskının en net sonucu ise fiyatlarda görülüyor. Akhisar’da ev fiyatlarında hissedilir bir düşüş başladı. Üstelik bu düşüşün henüz tamamlandığını söylemek zor. Önümüzdeki süreçte fiyatların bir miktar daha geri gelmesi kimse için sürpriz olmayacaktır. Satıcılar beklemede, alıcılar ise “daha da düşer mi” beklentisiyle kenarda duruyor.
Kiralık cephesinde ise tablo farklı. Geçtiğimiz yıllarda kiracıları adeta nefessiz bırakan fahiş artışlar durma noktasına geldi. Kiralar hâlâ yüksek olabilir ancak artış ivmesi kesilmiş durumda. Bu da kiracılar açısından piyasanın yavaş yavaş daha dengeli bir noktaya doğru ilerlediğini gösteriyor. Kısacası, kiracılar için hava giderek olumluya dönüyor.
Ev almak isteyenler için ise asıl belirleyici unsur hâlâ kredi faizleri. Kredi oranlarında kayda değer bir düşüş yaşanmadığı için piyasada ciddi bir canlanma henüz yok. Ancak son dönemde yapılan faiz indirimleri, küçük de olsa bir hareketliliğin sinyalini veriyor. Eğer bu indirimler devam eder ve kredi faizleri makul seviyelere gerilerse, konut piyasasında beklenen kıpırdanma kaçınılmaz olacaktır.
Özetle mesele çok net: Enflasyonun düşmesi, fiyatların gerçek değerini bulması ve kredi oranlarının normal seviyelere dönmesi gerekiyor. Aksi halde piyasanın kendi kendine toparlanmasını beklemek gerçekçi değil. Bugün gelinen noktada şunu açıkça söylemek mümkün; sanıldığı, tahmin edildiği ya da iddia edildiği gibi Manisa’da ve özelde Akhisar’da bir konut ihtiyacı yok. İhtiyaçtan çok, bir denge sorunu var.
Beklemekten ve doğru ekonomik adımların atılmasını dilemekten başka da çare bulunmuyor.
























5.000.000 tl'ye ev alsan 20.000 tl aylık getirisi var. Bankaya koyasa en az aylık 150.000 tl getiriyor. Kiracıyla uğraşma derdi de yok. Ülke faiz batağına düştü. Kimse yatırım yapmak istemiyor. Evi olmayıp ev almak isteyene kredide yok alsa ödeme gücüde yok. Birikimi 1.000.000 tl'si olsa kiracının aylık en az 30.000 tl getirisi var ev alamya çalışmanın bir gram mantığı yok. İstediği evde oturabilir. en az 10.000 tl cebine de kalıyor. Şuan neredeyse tüm Fabrikalar her gün işçi çıkarıyor. Ülke olarak bir yerlere gidiyoruz da nereye gittiğimiz belli değil. Türkiye yüzyılı olsa, olsa bu heral de
İki yıl önce Akhisar'a iş için geldiğimde asgari ücret 17 bin TL iken kiralık evler 8-9 bin TL den başlıyordu. Üstüne memura, yeni evliye gibi komik ve terbiyesizce istekler vardı. Bu yılın başında kira zam oranı Y diye en az Y zam yapan ev sahibim, ev sahipleri vardı. Gurbete gelmiş birine bile böyle davrandığınız müddetçe zarar eden siz ve ilçeniz olacak. Vicdan her daim herkese lazım. Aslında "kaldırımlara ve yolun ortasına araç park etmeyi normalleştirmiş ilçe halkından" çok da bir şey beklememek lazım