Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü, Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, Biga’da son 3 ayda yaşanan sismik hareketliliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Biga Yarımadası’nın Türkiye’nin Kuzeybatı Ege Bölgesi’nde yer alan önemli tektonik aktivite alanlarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bekler, bölgede yaşanan mikro depremlerin yeni olmadığını, bu hareketliliğin yüzyıllardır devam ettiğini söyledi.
Prof. Dr. Bekler, son 25-30 yıl içerisinde gelişen teknoloji sayesinde sismik hareketlerin daha net gözlemlenebildiğini ifade ederek, “Bu depremler yeni değil. Ancak günümüzde sismometre ve sensör sayısının artmasıyla birlikte ölçümler daha sağlıklı yapılabiliyor” dedi.
Biga’nın mikro deprem aktivitesinin yoğun görüldüğü bölgelerden biri olduğunu belirten Bekler, tarihte bölgede yıkıcı depremlerin de meydana geldiğini hatırlattı. 1912 Saros Körfezi, 1944 Edremit Körfezi ve 1953 Yenice-Gönen depremleri ile 2017 Ayvacık ve 2019 Ahmetçe depremlerinin bu tektonik yapının bir sonucu olduğunu aktardı.
Bölgedeki küçük depremlerin, farklı fay hatlarının birbirini etkilemesi ve yer kabuğundaki gerilme transferleri sonucu oluştuğunu dile getiren Prof. Dr. Bekler, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Haber: Barış GEZİCİ
Yorumlar
Kalan Karakter: