4 Mart Dünya Obezite Günü kapsamında açıklamalarda bulunan DoktorTakvimi uzmanlarından Canberk Yaşar, Türkiye’de obezite oranlarına ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı.
World Obesity Atlas 2025 Türkiye verilerine göre 2025 yılında yetişkinlerin yüzde 36’sı obez olarak sınıflandırılıyor. Yüksek Beden Kitle İndeksi (BKİ ≥25) ile yaşayan yetişkin oranının ise yüzde 71’e ulaşacağı öngörülüyor. Bu da Türkiye’de her 10 yetişkinden yaklaşık 7’sinin fazla kilolu veya obez aralığında olduğunu gösteriyor. 2030 yılında ise yüksek BKİ ile yaşayan yetişkin sayısının 47,44 milyona ulaşması bekleniyor.
Diyetisyen Canberk Yaşar, obezitenin yalnızca kilo sorunu değil, sağlık sistemi ve toplum sağlığı açısından büyüyen bir risk olduğunu belirtti. Obezitenin, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimiyle karakterize kronik bir hastalık olduğunu ifade eden Yaşar, tanıda en sık kullanılan ölçütlerin BKİ, bel çevresi ve vücut yağ oranı olduğunu söyledi.
Yaşar’a göre günlük yaşam alışkanlıkları obezite riskini doğrudan etkiliyor. Hareketsizlik, uzun ekran süresi, uyku düzensizliği, ultra işlenmiş gıdalar ve sıvı kaloriler enerji dengesini bozarak kilo artışını hızlandırıyor. Aile öyküsü, bazı ilaçlar ve endokrin hastalıklar da risk faktörleri arasında yer alıyor.
Sürdürülebilir kilo yönetiminin şok diyetlerle mümkün olmadığını vurgulayan Yaşar, düzenli öğün ritmi, yeterli protein ve lif alımı, su tüketimi ve direnç egzersizlerinin temel yaklaşım olduğunu belirtti. İlaç tedavilerinin ise ancak belirli kriterler çerçevesinde ve uzman kontrolünde uygulanması gerektiğini ifade etti.
Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Yaşar, ailelerin ekran süresi ve beslenme düzeni konusunda net sınırlar koymasının önemine işaret etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: