Kış mevsiminin ardından baharın yaklaştığını simgeleyen cemrelerin ikincisi suya düştü. Halk inanışına göre her yıl şubat ayının son günlerinde başlayan cemre takvimi, birer hafta arayla havaya, suya ve toprağa düşen sıcaklık artışlarını temsil ediyor. İlk cemre 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düşmüş, hava sıcaklıklarında hissedilir bir değişim beklentisi oluşmuştu. Bugün itibarıyla ikinci cemrenin suya düştüğü kabul ediliyor.
Cemre kelimesi Arapça kökenli olup “kor”, “ateş” ve “köz” anlamlarını taşıyor. Türk Dil Kurumu’na göre cemre, “Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi” olarak tanımlanıyor. Bu yönüyle cemre hem kültürel hem de mevsimsel bir geçişin sembolü olarak kabul ediliyor.
İnanışa göre ikinci cemrenin suya düşmesiyle birlikte akarsuların, göllerin ve yer altı sularının ısınmaya başladığı düşünülüyor. Üçüncü ve son cemre ise 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşecek. Bu tarihten sonra özellikle tarım faaliyetlerinin hız kazanması, toprak hazırlıklarının başlaması ve doğadaki canlanmanın belirginleşmesi bekleniyor.
Cemre düşmesi aynı zamanda baharın simgesi olan Nevruz öncesindeki önemli işaretlerden biri olarak görülüyor. Günlerin uzaması, güneş ışınlarının etkisinin artması ve doğadaki hareketlilik cemre takvimiyle birlikte değerlendiriliyor.
Özellikle hayvancılıkla uğraşanlar için cemre, hayvanların yeniden meralara çıkarılabileceği dönemin yaklaştığını ifade ederken; çiftçiler için de toprağın işlenmeye hazır hale geldiğini gösteriyor. Bilimsel olarak sıcaklık değişimleri meteorolojik faktörlerle açıklansa da cemre, Anadolu kültüründe baharın güçlü bir sembolü olmayı sürdürüyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: