Bu konu aylar, yıllar boyunca gündemimizde olan her duyarlı kişi için bir yara. Doğaya ve çevreye gönül vermiş her bireyin önceliği. Her konuda olduğu gibi son zamanlarda da bu konu hakkında iki farklı görüş karşı karşıya..
Ülkemiz, bugün dünya ticaretinde yer alan yaklaşık 90 minarelin 70’ine sahip. Günümüzde kullandığımız cep telefonundan, otomobile, elektrik alt yapısından yenilebilir enerji teknolojilerine kadar her alan maden kaynakları ile gerçekleşiyor. Bir görüş; “Bu kaynaklar doğru yönetilerek ekonomiye kazandırılmalı” diyor. Fakat farklı bir görüş bunun tam olarak karşısında. Aslında haksız da değiller. Yıllar içersinde yapılmaya çalışılanlar sonrasında doğanın tamamen yok olması. Ekonomik girdinin ülke ekonomisine katkı sağlamamış, başka yabancı şirketlere kazanç sağlamış olması öncelikli konu.
Akbelen’de, Kazdağları’nda, Ordu’da, Giresun’da yok edilen tüm doğal güzelliklere yenileri ekleniyor. Hergün yeni maden alanları açılıyor. Her biri için köylüler ve yerel halk mücadele ediyor.
Mesela altın ararken yüksek miktarda arazi tahribat ediliyor, yüksek miktarda su tüketiliyor, kullanılan siyanür ve sülfirik asit gibi kimyasallar nedeniyle tüm canlı yaşamı tehlike ile karşı karşıya kalıyor. Aslında en önemli olanı altın madeni sahaları bir daha asla eski haline getirilemiyor.
Ya zeytin, kalbimiz zeytin.1 ton kömür 400 dolar. Kömür madeninin işletme süresi 40-50yıl.1 ton zeytinyağı 10 bin dolar. Zeytinağacı ölümsüz. Zeytinliklerimiz sökülürken bu ekonomik girdiyi açıklayacak bir ekonomist, mantıklı bir açıklama yapacak bir bilir kişi var mı gerçekten…
Ülkemiz ekonomisi açısından elimizdeki kaynaklara zarar vermeden doğasıyla, turizmi ile tarımı ile çalışmaya devam etsek katma değeri bu açıdan dönüştürsek ve gelecek nesilere temiz bir ülke bıraksak… Benim bir çevre gönüllüsü olarak tarafım net. Hangi para, hangi ekonomik değer bir ağaçtan, bir hayvandan, bir insandan daha değerli olabilir.Masa başında oturmuş, takım elbiseli bürokratların hangisi eline toprak bulaşmış çiftçi, ormancı insanımızdan daha kıymetli olabilir.
Bir karar vermeliyiz. Tarafımızı doğadan, insandan ve çevreden yana belirlemeliyiz. Bu konuda daha duyarlı ve daha hassas olmalıyız. Çünkü bu dünya ve bu ülke hepimizin…
Yorumlar
Kalan Karakter: