Aslında uzun zamandır yazmak istediğim o kadar çok konu var ki. Vahşi madenciliği,hayvan yasasını, işçinin emeğini, annelerimizin pamuk ellerini. Ama Türkiye gündemi öyle bir gündem ki. Her akşam yatarken kaleme alayım dediğim konu sabah uyandığımda gündemin değişmesi ile anlam kaybediyor. Yeni bir gündem bir diğer bir gündemin üstünü örtüyor. Ve bu ülkede en çok siyaset konuşuluyor.
Çok ilginç bir şekilde çocukluğumdan beri siyaseti çok severim aslında.1980 sonrası şekillenen siyaset ortamında büyüdük biz. Politik ya da değil her birimizin bir genç olarak bir fikri vardı. Tüm siyasilerin birlikte tartıştığı açık oturumlar izledik. Örneğin benim hayatım 2001 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Bülent Ecevit’e anayasayı fırlattığı gün değişti. O gun sadece benim için bir kırılma olmadı. 20’li yaşlarda bir genç olarak anladım ki bu ülkede her siyasi çalkantı her bir taşı yerinden oynatacak.
Ben yine siyasetten uzak olamadım tabi ki. Ama sadece gözlemci olarak. Bazen ben de ipin ucundan tutmak istedim. Ama anladım ki bizim gibiler değil siyasette görev almak muhtar azası bile olamaz bu ülkede.
Şimdi çok daha iyi anlıyorum ki geçen 25 yılda Türkiye siyaseti koltuk ve itibar siyasetinden öteye gidememiş. Geçen gün bir tweet ile karşılaştım. Son günler de yaşanan karmaşa için; Ben görüş bildiremem, çünkü ben zamanında o kişiye oy verdim… diyor. Biz çok çabuk unutuyoruz. Bugün Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotografını yırtanlar bir zamanlar Kemal Dede diye peşinden gidiyorlardı. Kemal Bey bu ülkeyi gençler yönetmeli derken şimdi aynı koltuğa dönmek için can atıyor. Aylardır siyasi bir güç oluşturmak için yorulan Özgür Özel sahanın dışında kalıyor.
Hani ben olanı biteni anlamaya çalışayım derken bizden sonraki kuşaklara bu siyasi tabloyu anlatacak bir sosyolog varsa bir siyaset bilimci varsa çıksın ortaya.
Çünkü bu ülkede siyaset bu çocukların, gençlerin hayatını şekillendiriyor, hayallerini çalıyor, gelecek umutlarını ellerinden alıyor. O yuzden bence yeter. Bırakın gençler yönetsin bu ülkeyi. Kalkın koltuklarınızdan ve bakın sokakta , çarşıda , hayatın içinde insanlar neler yaşıyor. Çocuğu, genci, yaşlısı, emeklisi, işçisi , işvereni ne durumda. Bir kalkın koltuklarınızdan ne haldeler bir görün lütfen…
Yorumlar
Kalan Karakter: