SUÇ NEDİR?
Suç kavramını konuşmaya başladığımızda aklımıza ilk gelen hep Dostoyevski’nin SUÇ ve CEZA isimli önemli eseridir. Okuyanlarınız aramızda mutlaka vardır. Kitabı ilk okuduğumda ben de uzun süre suç kavramı üzerinde düşünmüştüm. Aslında çocukluğumdan bu yana suç nedir diye kafa yorduğumu hatırlıyorum. İlk başta bu kuralları kimin belirlediğiydi benim için önemli olan. Örneğin dini inancının yasakladığı kavramlar dışında hareket etmek. Yalan söylemek mesela, iftira atmak, daha ötesi birinin canına kast etmek tüm dinler de suç kabul edilirken cezaları nasıl olmalı tartışması. Sonra ülkelerin benimsediği kurallar bütünü yasalar. Kimler belirlemeli bu süreçleri, kime göre suç ve suçlu tanımlanmalı. En çok düşünce suçu diye bir kavram olmalı mı? Bir insanın fikri ve bu fikir çerçevesinde eğitim almış ve bu doğrultuda yaşamışken, düşüncesi ve söyledikleri nasıl suç olarak kabul edilebilir. Tam da bu nokta da dedim ki o zaman SUÇ NEDİR? Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı sayfasının tanımı ile inceleyelim.
SUÇ NEDİR?
Suç, hukuk kurallarının yasakladığı ve karşılığında kanun koyucu tarafından adli veya idari cezai yaptırımların öngörüldüğü her türlü insan davranışına verilen isimdir. Hukuki açıdan bir eylemin suç sayılabilmesi için kanunda açıkça suç olarak tanımlanması ve belirli unsurları taşıması şarttır.
Suç kavramı, temel özelliklerine göre çeşitli boyutlarda incelenebilir:
1. Hukuki Anlamda Suç
Hukuk sistemlerinde bir eylemin suç kabul edilmesi, o eylemin yazılı kurallara aykırı olmasına ve bir devlet yaptırımına bağlanmış olmasına bağlıdır. Hukuki bir suçun oluşması için temel üç unsur bir arada aranır:
- Maddi Unsur: Suç oluşturan hareketin fiziksel olarak işlenmesi veya ihmal edilmesi (örn. hırsızlık yapma eylemi)
- Manevi Unsur: Failin suçu işlerken sahip olduğu zihinsel durum; yani kasten (bilerek ve isteyerek) veya taksirle (tedbirsizlik veya dikkatsizlik sonucu) hareket etmiş olması.
- Hukuka Aykırılık: Eylemi hukuka uygun hale getiren meşru müdafaa veya zorunluluk hali gibi yasal bir nedenin bulunmamasıdır.
2. Sosyolojik ve Felsefi Açıdan Suç
Sosyolojik ve felsefi bakımdan suç, yalnızca yasal metinlerle sınırlı kalmaz. Toplumsal normları, evrensel ahlak ilkelerini veya insan haklarını ihlal eden eylemler olarak kabul edilir. Toplumun kültürel yapısına, ahlaki değerlerine ve inanç sistemlerine göre zamanla değişime uğrayabilir.
3. Kabahat ile Farkı
Suçlar, kanunlarda yer alan en ağır yaptırımlara (hapis veya ağır para cezaları) tabi olan haksızlıkları ifade eder. Kabahatler ise kanunun karşılığında idari para cezası veya belirli idari tedbirler öngördüğü, suçlara kıyasla daha hafif nitelikteki haksızlıkları içerir.
Tanımlamalar bu şekildeyken günümüze geldiğimizden bir emekli öğretmenin çevre bilinci ile bir derneğe üye olması ve o dernekte çocukların eğitimine katkı sağlarken gösterdiği çaba sonrası tutuklanması hangi hukuk kurallarını içermektedir. Ya da kesinleşmiş bir suçu yokken aylarca mahkeme gününü tutuklu olarak beklemek hangi süreçle açıklanabilir. Bir seçim yapılmış ve kazanılmış hakların varken bir gün bu seçim geçerli değil diyerek tüm hakların elinden alınmışsa hangi hukuk bunu açıklayabilir. Bir gencin ölümüne sebep verip elini kolunu sallayarak mahkemeden ayrılmak nasıl olsa ben bir şekilde kurtulurum demek… Hangi adalet sahibi insanın yüreğini soğutur ki. Şu an sayamadığım yüzlerce madde, anlamlandıramadığım yüzlerce dava, aklımın almadığı yüzlerce ceza almamış ve aramızda olan suçlular.
Eğer ki yazımı okuyan bir hukukçu olursa bize yaşadığımız süreci , adaleti, hakkı ve haksızlığı açıklayan bir paylaşım yaparsa ben gibi kafası karışmış kişilere belki bir kapı açar. Yeniden görüşmek dileğiyle…
Yorumlar
Kalan Karakter: