Canım Kadınlar Bu Haftaki Yazım Sadece Sizin İçin, Size Özel…
“SAHTE ÖVGÜLERE DEĞİL,TARİHİN KADINLARDAN ÇALDIĞI O HAKLI İADE - İ İTİBARA İHTİYACIMIZ VAR.”
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü çeşitli etkinliklerle kutladığımız bugünlerde size anlatmak istediklerime ve duygularıma tercüman olan bu paylaşımı haftanın başlığı yapmak istiyorum.
Sadece bu cümleyi yazarak yazımı tamamlayabilirim ya da duygularımı anlatmak için ciltler dolusu yazabilirim. Öyle içi dolu bir cümle ki.
Beni böyle günlerde en çok rahatsız eden tavır aslında bu. Bir çiçek, güzel bir söz, anlamlı bir paylaşım ile konunun gündeme gelmesi ama ertesi gün hayatın yeniden sadece kadınlar üzerinden devam etmesi…
Hayatın tüm yükünü omuzlarında taşıyan kadın.Bugün bu yazdıklarım sadece senin için. Sadece sana özel…
Dünyanın kurulduğu an; kadın ve erkeği var eden Yaradan seni en önemli sıfatı ile donatmıştır. Sana yaşamın sırrını verirken sadece bir neslin devamını değil. Sana evrenin devamlılık sırrını nakşetmiştir.Bunu kabul edemeyen erkek bilinci belki de sadece bu yüzden birçok teolojik yaklaşımda kadını günahkar ilan etmiştir. Sanki yanlış tarafta olan senmişsin gibi anlatılmış ve kalıplaştırılmıştır. Oysaki sen hep iyi olandan yana, merhametten yana olansındır. Çünkü merhamet senin en değerli süsündür. Sen hep var eden tarafsındır.Toprağı işleyen, doğayla iç içe olan, hastalıklara ilaç olansındır.
Şifacı yönünle doğa ile uyumun seni Avrupa’nın en karanlık günlerinde cadılık suçlamasıyla karşı karşıya getirmiştir.Kadın neslinin zulüm ve kıyım görmediği herhangi bir tarih dilimi ve yüzyıl olmamıştır.
Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü günlerde güzel peygamberimiz kadını bambaşka bir noktaya taşımıştır. Ama zaman ilerleyince erkek egemenliğinin devamı açısından kadına karşı yaklaşım ve bakış açısı ne yazık ki toplumlarda çok da ileriye gitmemiştir. Saptırılan şeriat yasalarıyla çoğu zaman yaşamın içinden uzaklaştırılmış modernleşme yaklaşımıyla üzerine yeni yükler yüklenmiştir. Bazen bir meta, bazen bir reklam malzemesi olmuştur. Nerede, hangi koşulda olursa olsun her noktada en çok zorlanan, en çok aşağılanan, en çok yıpranan kadın olmuştur.
“Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz herşey kadının eseridir.” diyerek bizi bambaşka bir noktaya taşıyan atamız bile bugünleri görse gözyaşlarını saklayamazdı diye düşünüyorum. Bize tüm ülkelerden önce seçme ve seçilme hakkı verirken bugün devlet yönetimindeki yetersiz sayımızı gerçekten çok düşündürücü buluyorum.
Belki de işte tam bu yüzden yine aynı noktaya geliyoruz. Değerlerimizin farkına varmaya. Bizi Yaradan bu sıfatları verirken, tüm peygamberler kadına gerçek değerini aktarırken, ülkemizin kurucusu tüm dünya ülkerinden önce bize haklarımızı teslim ederken biz ne kadar mücadele ediyoruz? Bu haklarımıza ne kadar sahip çıkıyoruz? Bu dünya üzerinde hergün ailesini besleyen kadınken,iyi yemek yapabilen erkek olunca en iyi aşçılar erkeklerdir denilebiliyor.Kadın hergün birçok kez temizlik yaparken bir erkeğin iyi temizlik yapması onu bir anda popüler yapabiliyor. Ya da bir anne çocuklarıyla tüm gün zaman geçirirken bir baba çocuğunu parka götürünce ilgili baba olabiliyor. Tüm takdir ve alkışları erkekler toplarken tüm dünyayı derleyip, toplayan hem kadın oluyor…
Kadın doğuran, kadın çalışan, kadın üreten… Boyun eğmeyince canına kast edilen… Her yaşta, her konumda sırtında yüzlerce yükü, aklında binlerce iş planı ile hayatını devam ettirmeye çalışan canım kadınlar. Hepiniz çok güçlü ve çok başarılısınız. En iyi konumda görevini yerine getiren kadın… Doktor, mühendis, avukat olan ya da evinde çocuklarına annelik yapmayı seçen kadın. İşinde gücünde, bekar ya da evli olan kadın…Hepiniz çok çok değerlisiniz…
Sadece bizim bir çiçeğe yada bir övgüye ihtiyacımızın olmadığının aslında haklı olan itibarımızın geri verilmesi gerektiğini fark etmemiz gerekiyor. Birlikteyiz ve bir aradayız. Bu şehirden, bu ülkeden, bu dünyadan hakkımızı alacağız. Yeniden 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: