YURTTAŞ AİLESİNİN ACI GÜNÜ
Ana başa taç imiş
Her derde ilaç imiş
Bir evlat pîr olsa da
Anaya muhtaç imiş…
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şube Başkanı Muzaffer Yurttaş annesini kaybetti. Turgutlu Pazar Camiinden ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazından sonra Turgutlu mezarlığına defnedildi.
Cenazeye Manisa, Salihli, İzmir ve Turgutlu’dan aile yakınları ile sevenlerinden oluşan kalabalık bir cemaat katıldı. Cenaze namazını Manisa İl Müftüsü Şükrü Kabukçu kıldırdı.
Turgutlu mezarlığında, mutad Kur’an-ı Kerim ve dua yapılırken, siğim gibi gözyaşı döken bir genç kız dikkatimi çekti. Torunu imiş. Muzaffer Bey’in kardeşi Dr. Osman Bey’in kızı… Dinlene dinlene o kadar içten ağlıyordu ki... Böylesine Mescid-i Haram ’da İranlı olduğunu tahmin ettiğim bir hacı adayının ağlayışına şahit olmuştum. Kaide-i ahirede oturur vaziyette gözyaşları çenesini bulmuştu. Böyle ağlamalar, kalp deposu dolu olanlara mahsustur. Kalp deposu boş olursa, göz pınarından ne aksın…
Duadan sonra teselli babında birkaç kelam ettim, kendisine…
Bu dehr-i bî-bekâda tut ki oldun pîr u sad sâle
Âkıbet verirsin nakd-i ömrü, keffân u gassâle
( Bu fani dünyada tut ki oldun yüz yaşında bir ihtiyar,
Sonunda bedenini verirsin, kefenci ve gassala)
Bu bir kaidedir ki, bundan kurtulan olmadı, ecel elinden…
Şu yalan dünyaya gönlünü verme
Kurtulan olmadı ecel elinden
Ben ozanım diye göğsünü germe
Kurtulan olmadı ecel elinden
*
Hızır İlyas ile dünyayı gezdi
İskender âlemi seyredip sezdi
Sultan Süleyman’a eceli yazdı
Kurtulan olmadı ecel elinden
Fakir olanlara kıvırma burun
Mümin olanlarla yaşanmaz sorun
İdris’im dünyada zengindi Karun
Kurtulan olmadı ecel elinden
*
Uzaktan yakından herkes gelirdi
Müminler şahsından feyiz alırdı
Kalsa dünya Muhammed’e kalırdı
Kurtulan olmadı ecel elinden
Ölüm acısına kulaktan teselli kâr etmezmiş. Amma mademki kurtuluş yoktur ecel elinden… Takdire rızadan gayrı yapacak bir şey de yoktur. İslam itikadınca, ezelde takdir edilmiş bir ömür-ecel vardır. Bu ecel tam vaktinde sona erer. Ne bir saat öne alınabilir ne bir saat tehir edilebilir. Vakti gelen, vadesi dolan, eceli gelen ölüyor.
Âşık Reyhani henüz 15 yaşlarında iken, şöhreti Erzurum’da söylenir olmuş Karslı Âşık Nilhani’yi merak eder. O yaşta kalkar Nilhani’nin köyüne gider. Onu sorduğunda, Nilhani 84 yaşındadır ve elinde bir baston ile yürümektedir. O halde onu gösterirler. Reyhani ona yaklaşır ve bir dörtlükle takılmayı yeğler:
“Baba senin hükmü halın kalmadı
Söndü peteklerin balın kalmadı
Bir yana gidecek halın kalmadı
Gayrı seni bir kabristan gözetir.”
Aşık Nilhani bu genci şöyle bir süzer… İçinden takdir ettiği sözlerine şöyle karşılık verir:
“Kuzum böyle ham fikri sokma araya
Çam sakızı merhem olmaz yaraya
Azrail gelirse bakmaz sıraya
Bazen pîr yerine civan gözetir” der.
Merhum Osman Yüksel Serdengeçti 10 Mayıs 1983 te vefat etmişti. Aynı senenin 26 Mayıs’ında Necip Fazıl Kısakürek vefat ettiğinde, arkasından şöyle yazmıştı:
“Herkes diyor ki üstadın bıraktığı boşluk doldurulmaz. Allah aşkına üstat boşluk mu bıraktı. Kafaları doldurdu. Gönülleri doldurdu. Eee, yaşını da doldurdu. Çekti gitti”
Eşe teyzemiz, evlatlarını yetiştirmiş. Torunları boyunu geçmiş. Yaşını da doldurmuş. En önemlisi de geride kendisine sadaka-i cariye olup, amel defterine sevap yazılmaya devam edecek hayırlı evlatlar bırakmış…
Ne mutlu ona…
Mekânı cennet olsun.
Sayın Muzaffer Yurttaş Bey’e ve tüm Yurttaş ailesine başsağlığı diliyorum.




Yorumlar
Kalan Karakter: