Türkiye Merkez Bankası’nın 24 Temmuz 2025 Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 46’dan yüzde 43’e indirilmesine karar verdi. Merkez Bankası , Haziran ayında hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 46 sabitlemişti. Merkez Bankasının Temmuz ayındaki 300 puanlık faiz indirimine gitmesi piyasaya moral verdi. Merkez Bankasının yıl sonu beklenti faiz oranı yüzde 35 olması durumunda mevduatlar, borsada hareketlilik yaratabilir. Mevduatın borsaya kayması için reel ekonomide ve güçlü şirket hesaplarının bilançoları görülmesi gerekmektedir.Ayrıca yılsonunda faiz oranını yüzde 35 olması için enflasyon belirli rol oynayacaktır. Faiz , piyasaların ve ekonominin en önemli göstergesidir. Özellikle ekonomideki krizlerde faizin artışı ile borsadaki sıcak para faize kaymaktadır. 2002 ekonomik krizinde günlük faizleri yüzde 130 aşmasıyla borsadaki sıcak para faize aktarılmıştı. Reel sektördeki olumsuzluklar, siyasi istikrarsızlık Amerikan dolarının bir gecede 2 kat değer kazanmasını ; Türkiye Merkez Bankasındaki rezervlerin tükenmesine sebep olmuştu. Dünya Bankasından Kemal Derviş, bakan olarak Türkiye’ye gelip yeni ekonomik paketle ekonomik verilerinin dengelenmesi için çalışmalar bulunsa da başarı sağlanamamıştı.
Türkiye Merkez Bankası’nın Haziran ayı istatiksel verilerine göre TÜFE oranı yıllık 35.05 aylık ise 1.37 gerçekleşmiştir. Enflasyonun ana eğilimi haziran ayında yatay seyrettiğini Temmuz ayında aylık enflasyonun aya özgü unsurlarla geçici olarak artacağına göstermiştir. Aralık 2024’den Haziran 2025 dönemlerine ilişkin veriler, talep koşullarının dezenflasyonist etkisinin arttığını göstermektedir. Aralık 2024 yıllık TÜFE oranları yüzde 44.38’den Ocak ayında 42.1’e , Şubat ayında 39.05, Mart ayında 38.10 , Nisan ayında 37.86 Mayıs ayında ise 35.41 olup düşüş gerçekleşmiştir. TÜFE’deki düşüşe rağmen enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Türkiye Merkez Bankası uyguladığı sıkı para politikası ile fiyat istikrarını sağlanana kadar sürdürülecek olduğunu, talepteki dengelenmenin önemini , Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile dezenflasyon sürecini devam edecektir.
TCMB verilerine göre 18 Temmuz ile biten haftada; yabancı yatırımcılar hisse senetleri ve tahvil bonoda alımlarına devam etti. Haftalık bazda hisse senetlerinde 209 milyon dolar, tahvil bonoda 36 milyon dolar olmak üzere toplamda 245 milyon dolarlık sıcak para girişi oldu. Hisse senetlerinde 18 Mayıs itibaren yabancı alımları sürdüğünü yaklaşık 870 milyon dolar gerçekleşmiştir.
Borsadaki direnç 10,750 seviyesinin üstünde olması piyasalar için çok önemli.10,750 seviyesinin üzerindeki hisse senedi alımlarının olması için faiz indirimin devam etmesi, reel ekonomideki büyüme verilerinin devamlılığı, işletme bilançolarındaki ekonomik olumluluğunun sürdürebilirliğin sağlanmasıyla olacaktır. Geri çekilmelerin olması durumunda ilk destekler ise 10.570 ve 10.450 seviyelerinde olacaktır.. Sonraki destekler ise 10.150-10.000 olarak görülecektir. Endekste satış denemelerinin olmasına rağmen çıkış hareketi gücünü koruyabileceği tahmin edilmektedir.
Yorumlar
Kalan Karakter: