Tarım Sektörü Bitiyor mu?
Türkiye’de son yıllarda en çok konuşulan ama en az çözülen sorunların başında tarım geliyor. Bugün gelinen noktada artık şu soruyu yüksek sesle sormak zorundayız: Tarım sektörü bitiyor mu?
2026 yılı Ocak ayı itibarıyla sebze ve meyve fiyatları, enflasyonu tetikleyen başlıca unsurların başında yer aldı. Pazara çıkan her vatandaş, bu gerçeği rakamlarla değil, doğrudan cebindeki parayla yaşıyor. Domates, biber, patlıcan; artık dar gelirli için temel gıda olmaktan çıkıp lüks tüketim kalemine dönüşmüş durumda.
Sorun yalnızca fiyat artışı değil. Asıl mesele, üretimin sürdürülemez hale gelmesi. Çiftçi kazanamıyor, üretici toprağını terk ediyor, girdi maliyetleri her geçen gün artıyor. Mazot, gübre, ilaç, tohum ve sulama maliyetleri çiftçinin belini bükmüş durumda. Üretmeyen bir tarım ülkesi ise geleceğini dışa bağımlılığa teslim eder.
Bugün tarlada üretim azalırken, sofrada fiyat artıyorsa bunun adı serbest piyasa değil, plansızlık ve ihmaldir. Tarım, günü kurtaracak politikalarla değil; uzun vadeli, bilimsel ve sürdürülebilir bir yaklaşımla yönetilmelidir.
Devlet artık acil önlem almak zorundadır.
Çiftçiye verilen destekler göstermelik olmaktan çıkmalı, üretim maliyetlerini gerçekten düşürecek seviyeye çekilmelidir. Tarımda planlama yeniden hayata geçirilmeli, hangi ürünün nerede ve ne kadar ekileceği bilimsel verilerle belirlenmelidir. Hal ve aracılık sistemi mutlaka gözden geçirilmeli, üretici ile tüketici arasındaki fiyat uçurumu kapatılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki tarım yalnızca ekonomik bir sektör değildir. Tarım; gıda güvenliğidir, bağımsızlıktır, stratejik bir meseledir. Toprağını kaybeden, üreticisini küstüren bir ülke, eninde sonunda sofrada da, ekonomide de kaybeder.
Eğer bugün gerekli adımlar atılmazsa, yarın yalnızca pahalı sebze ve meyveyi değil, üretme yeteneğimizi de kaybederiz. Bu da en büyük enflasyondur.
Yorumlar
Kalan Karakter: