Yıllardır Akhisar ENTV stüdyolarında yayımlanan KonuşuYORUM programında Engin Akyüz ile birlikte moderatörlük yapıyorum. Bugüne kadar birçok farklı meslek grubundan konuk ağırladım; onların sorunlarını, mesleklerinin zorluklarını ve çözüm önerilerini dinledim. Her zaman tarafsız kalmaya, özellikle yorum yapmaktan kaçınmaya özen gösterdim.
Ancak son gerçekleştirdiğimiz canlı yayında bunu başaramadım. Çünkü ben bir Mali Müşavirim. Ve artık susulmaması gereken bir noktaya gelindi.
Canlı yayının yapıldığı akşam stüdyodaki konuklarım meslektaşlarımdı. Konuşulanlar sıradan bir meslek grubunun şikâyeti değil; uzun süredir görmezden gelinen ağır bir gerçeğin açık itirafıydı.
Mali müşavirlik, sanıldığı gibi masa başında evrak düzenlemekten ibaret değildir. Bu meslek; gece yarılarına kadar süren mesailer, hata payı neredeyse sıfır olan bir sorumluluk ve her an ceza tehdidi altında çalışmak demektir. Maliye ile mükellef arasında köprü kuran bizleriz. Ancak o köprünün tüm yükü de ne hikmetse yalnızca bizim omuzlarımıza bindirilmiştir.
Meslek yasamızda ciddi eksiklikler vardır. Uygulamalar plansız, düzenlemeler aceleyle hayata geçirilmektedir. Okumadan, araştırmadan, mesleğin ciddiyetini kavramadan bu işi yapanlar sistemin içine kontrolsüzce dâhil edilmektedir. Sonuç ise açıktır: Devlet zarar görmekte, mükellef mağdur olmakta, mesleğin itibarı zedelenmektedir. Buna artık kimsenin “normal” demesini beklemeyin.
Basit usule tabi mükelleflerin defter tutma zorunluluğu bunun en güncel örneğidir. Ne yeterli bir bilgilendirme vardır ne de hazır bir altyapı. Peki en küçük hatada kesilecek cezaların muhatabı kim olacaktır?
Mükellef mi?
Oda sekreterlikleri mi?
Oda başkanları mı?
Yönetim kurulları mı?
Yoksa yalnızca imza atan mali müşavir mi?
3568 sayılı yasa açıkken, defterlerin yetkisiz ellerde tutulmasına göz yumulmasını kimse bizden beklemesin. Odaların, toptancı bir anlayışla bu sorumluluğu meslek mensuplarının “gözetimine” bırakmasının sahada yaratacağı kaosun sonuçlarını yakın zamanda hep birlikte göreceğiz.
Elbette son sözü oda başkanları ve yönetim kurulları söyleyecektir. Biz de alınacak kararlara saygı duyarız. Ancak şunun altını net çizmek gerekir:
Saygı duymak, o kararın doğru olduğunu kabul etmek anlamına gelmez.
KURGAN gibi yapay zekâ sistemleri devreye girmektedir. İşletmeler anlık olarak izlenmekte, analiz edilmektedir. Bu çağda hâlâ “bir şey olmaz” anlayışıyla hareket edenler, hem mükellefi hem mali müşaviri uçurumun kenarına sürüklemektedir. Ceza kesildiğinde bedelini kim ödemektedir? Yine mükellef.
2026 yılında kâğıt fatura tarihe karışacaktır. Dijital dönüşüm kapıda değil, kapıyı çoktan aşmıştır. Peki sahada kim hazır?
Mükellef hazır değil.
Altyapı eksik.
Eğitim yetersiz.
Ama sorumluluk yine mali müşavirlerin omuzlarına yüklenmektedir.
Ve hâlâ çıkıp “En iyi muhasebeci en çok vergi kaçırandır” diyenler vardır. Bu söz, bu mesleğe atılmış en ağır iftiradır. Biz vergi kaçırmayız. Kanunun verdiği hakları bilir ve uygularız.
Yaklaşık 30 yıldır gururla icra ettiğim bu mesleği; Manisa Mali Müşavirler Odası Başkanı Mustafa Üye ve meslektaşlarım İsmail Ersin, Aslı Kocaöğüt ve Orçun Karaduman ile birlikte kamuoyuna anlatmaya çalıştık. Amacımız polemik yaratmak değil, uyarmaktı.
Bu yük daha ne kadar taşınacak?
Bu meslek daha ne kadar görmezden gelinecek?
Biz sormaya devam edeceğiz.
Çünkü susarsak, yarın konuşacak bir meslek de kalmayacak.
Çarşamba günü yine Facebook Akhisar ENTV ve YouTube Akhisar ENTV adreslerinde canlı yayında olacağız.
Görüşmek üzere.
Engin Akyüz
Mali Müşavir / Gazeteci / Moderatör
Akhisar ENTV – KonuşuYORUM Programı Sunucusu





Yorumlar
Kalan Karakter: