Almanların Disiplini, Türklerin Sıcakkanlılığı
Akhisar’da yaşamak bir ayrıcalık. Çünkü bu topraklar, tarih boyunca nice farklı kültüre ev sahipliği yaptı; nice değerli insan yetiştirdi. Bürokratlar, bilim insanları, akademisyenler, siyasetçiler… Ve elbette kadınlar. Hem de güçlü, üretken, azimli kadınlar.
Son yıllarda özellikle kadınların her alanda daha görünür olduğunu görmek beni ayrıca mutlu ediyor. Sessiz sedasız ama kararlılıkla ilerleyen, üreten, başaran kadınlar… Hepsini yürekten kutluyorum.
İşte o kadınlardan biri, uzun yıllardır tanıdığım; başarıyı sadece kariyerle değil, duruşla da temsil eden bir isimdi bu hafta konuğum. İş kadını, ekonomist, yaşam koçu ve yazar… Aynı anda birkaç işi omuzlayabilen, ama bunu gösterişsiz yapanlardan. Başarı hikâyesini dinlemenin bize iyi geleceğini düşündüm ve kendisini Akhisar ENTV’de canlı yayınlanan konuşuYORUM programına davet ettim. Sağ olsun, davetimi kırmadı, geldi.
Almanya’da doğmuş, orada çalışmış, lojistik müdürlüğü yapmış. Ama kalbi hep memlekette atmış. Almanya’da bulunduğu süre boyunca Türkler hakkındaki önyargılarla mücadele ettiğini anlatırken gözlerinde samimiyeti gördüm. “Ülkeme dönüp, kendi toprağımda değer üretmek istedim” dediğinde ise insan ister istemez gururlanıyor.
Sohbet buğdaydan açıldı. Türkiye’nin 20 milyon tonluk üretimini, 3 milyon tonluk ihracatını konuşurken gurur duymamak mümkün mü? Beyaz unla ilgili soruya gülerek verdiği cevap ise çok netti: “Her şey tadında olursa zarar vermez.”
Akhisar’a geldi sıra… Tarımımızdan bahsettik. Zengin ürün çeşitliliğinin bir şans olduğunu, İlçe Tarım Müdürlüğü’nün sahada olmasının, çiftçiyle birebir temas kurmasının ne kadar kıymetli olduğunu anlattı. Anlattıkça, bu toprakların değerini bir kez daha hatırladım.
Ekonomiyi konuştuk. Altını, dövizi, faizi… Rakamlar havada uçuştu ama yüzündeki umut hep yerindeydi. İlk çeyrekte beklenen yüzde 3,1’lik büyümeyi anlatırken, geleceğe inanan bir bakış vardı karşımda.
“Ekonomi, sınırsız ihtiyaçların sınırlı imkânlarla karşılanması sanatıdır” dedi. Çok şey anlatan bir cümleydi. Akhisar’ın da tarımın yanında sanayileşmeyle büyüdüğünü, yatırımcı ilgisinin her geçen gün arttığını söylediğinde, bu kentin yarınlarına dair içim daha da rahatladı.
Yaşam koçluğu tarafını da konuştuk. İnsanlara güçlü sorular sorarak yol göstermeye çalıştıklarını anlattı. Bazen bir soru, bir hayata yön verebiliyor çünkü.
Söz kadınlara geldiğinde duruşu netti. “Kadın olmak zor mu?” dedim. Hiç tereddüt etmeden, “Asla değil” dedi. Ardından öyle cümleler kurdu ki, not almamak mümkün değildi.
“Sessiz çalışın ama başarı sizin sesiniz olsun.”
“Yapabileceğiniz en iyi yatırım, kendinize yaptığınız yatırımdır.”
Ama içimde en çok yer eden cümle şuydu:
“Almanların disiplini, Türklerin sıcakkanlılığı.”
İşte mesele tam da bu… Hayatta samimiyeti, hoşgörüyü, güleryüzü, insan sıcaklığını hiç kaybetmemek… Ama aynı zamanda disiplinli olmak, planlı olmak, çalışkan olmak. Başarı biraz da bu dengeyi kurabilmekte saklı.
Bu güzel sohbet için konuğuma teşekkür ediyorum.
Ve her zaman olduğu gibi diyorum ki;
Akhisar’ın hikâyesi, insanıyla güzel.
Bir sonraki programda görüşmek üzere…
Engin Akyüz
Mali Müşavir / Gazeteci / Moderatör
Akhisar ENTV – konuşuYORUM Programı Sunucusu
Programın tekrarını izlemek için Akhisar entv adresimiz,
https://www.facebook.com/100064242244281/videos/2001974880668401
( Youtube adresimiz, https://www.youtube.com/@akhisarentv7080 )




Yorumlar
Kalan Karakter: