Şükretmek için o kadar çok sebebimiz var ki, say say bitmez…
Nefes alıp verebilmemiz, sağlığımız, çoluk çocuğumuz, işimiz gücümüz, selam verecek dostlarımız, kahve içebileceğimiz arkadaşlarımız…
Günaydın dediğimizde tebessüm ile karşılık veren gülen yüzler.
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, ecdadımızla övünmemek mümkün değil. Tarihimizi okurken duygulanmamak imkânsız.
Dört mevsimin aynı anda yaşandığı ülkemiz. Üç tarafımız denizlerle çevrili, tatil yapmak isteyenler akın akın geliyor.
Ormanlarımız, verimli topraklarımız, iklimimizin güzelliği… Bir taş diksen daha iyisini veren topraklarımız var. Tabi ki maden zenginliklerimiz. Her bölgede birbirinden güzel tarihi eserler, binalar ve kültürler…
Cep telefonlarımızla bilgiye ulaşmak ve haberleşmek çok kolay, teknoloji elimizin altında.
Misafirperverliğimiz ve yardımseverliğimiz dillere destan.
“Bir Türk dünyaya bedeldir” diyen harika bir söylemimiz var.
“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.” anlayışına sahip bir dine mensubuz.
Ve daha nice güzellikler… Sıralasak, hepimiz onlarca, yüzlerce sebep bulabiliriz şükretmek için.
İşte bu yüzden mut(lu)suzum…
________________________________________
Başka Pencereden Bakınca
Ama, diğer bir pencereden bakınca işler değişiyor.
Çıkın sokağa, şöyle bir bakının sağa sola…
Sokaklar izmaritlerle dolu, çöpler caddelerde, kaldırımlarda.
Son zamanlarda yayalara yol verme alışkanlığı olumlu bir gelişme olsa da, hâlâ saygısız şoförler var.
Işıklarda iki saniye geç kalan birine kornalarla saldıranlar, hatta kavga çıkaranlar…
Ters yönden gelen motosikletler, tahammülsüz insanlar…
Artık komşusunun adını bile bilmeyen bizler olduk.
Vergi vermemeye çalışanlar, askere gitmek istemeyenler, çalışmayı sevmeyenler…
Üretmeyi yalnızca dedikodu üretmek sananlar…
Cep telefonlarına bağımlılıktan dolayı birbiriyle konuşmayan insanlar…
Evin bir köşesinde telefonuyla yalnız kalmayı, çocuklarıyla sohbet etmeye tercih eden ebeveynler…
Futbol maçında birbirine küfreden, oturdukları koltukları kırıp sahaya atan taraftarlar…
Komşusunu rahatsız edecek kadar yüksek sesle müzik dinleyenler…
Gelecekte pişman olacağımız bilinçsiz su tüketimleri…
“Benim vergimle orada oturuyorsun!” diyen vatandaşlar,
“Nasılsa koltuğu kaptım, bana ne!” diyen görevliler…
Televizyondaki tartışma programlarında haklı çıkmak için her türlü yalana başvuranlar…
Kendi düşüncesinin ve çıkarına uyan her şeyi “doğru” diye savunanlar…
Dizilerde mafya, yasak ilişkiler, şiddet…
Haberlerde yolsuzluk, kayyum, rüşvet, hırsızlık…
Bir diğer kanalda ise bunların yalan olduğunu söyleyenler ve tartışma kültüründen yoksun, gürültülü dolu kavga eden sözde aydınlar…
Ekonomik sıkıntılar, iflaslar, konkordatolar, işini kaybedenler…
“Yetmiyor!” diyen emekliler,
“Geçinemiyoruz!” diyen asgari ücretliler…
16 yaşında polislere kurşun sıkan gençler,
Çöp bidonlarında bulunan masum bebek cesetleri…
Ve orman yakan hainler… Onlardan bile bahsetmek istemiyorum.
________________________________________
Ne Oldu Bize?
Ne oldu bize?
Ya da ne oluyor?..
Mutlu olmamız için o kadar sebep varken, mutsuz eden bu kadar şey nasıl birikti?
Nerede kaybettik değerlerimizi?
İşte bunları görünce, duyunca diyorum ki:
Mut(lu)suzum…
Peki ya siz?
MUT(LU)SUZUM
Yayınlanma :
16.09.2025 10:52
Güncelleme
: 16.09.2025 10:52
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: