Yine bir mesai çıkışı evimin sokağına girdim. Daha köşede, henüz çocuk sayılacak yaşta üç öğrenci... Yaşları en fazla 14-15. İki erkek, bir kız.
Ama hâl ve tavırları, insanın içini ürpertecek derecede “çocuk” olmaktan uzak.
Laçka hareketler, laubali tavırlar... Biri kızın ağzına sigara veriyor, diğeri makas alıyor, öbürü el şakası yapıyor. Kız, sanki yıllardır alışmış gibi rahatlıkla sigarasını yakıyor. Göğüs cebinde duran çakmağı almak için bir çocuk, alaycı bir şekilde kızın bedenine dokunuyor. Gülüşmeler, şakalaşmalar... Hepi topu ortaokul öğrencisi!
Bu tablo, aslında tek bir sokağın değil, bir toplumun fotoğrafıdır.
Ve bu fotoğrafın adı: Çöküş.
Aileler çocuklarını evde bırakıp telefonlarına, işlerine, kendi dünyalarına dalarken, sokaklarda nesillerimizi kaybediyoruz. Çocuklarımızı eğitmek yerine ekranlara teslim ediyoruz. Okulda verilen eğitimle ailedeki terbiyesizlik çarpışıyor; sonuçta ahlak çöplüğünde savrulan gençlik manzaraları ortaya çıkıyor.
Artık kimse değerlerden söz etmiyor. Namus, edep, haya, sorumluluk... Bunlar gençlerin lügatinden silinmiş. Çünkü o lügati öğretecek anne-babalar “yoğun”. Çocukların cebine harçlığı koyup vicdanlarını rahatlatıyorlar. Ama unuttukları bir şey var: Harçlıkla büyütülen evlat, değerle yoğrulmazsa kaybolur!
Bir milletin temeli ailedir. Aile çökerse toplum da çöker. Bugün sokağın köşesinde sigara tüttüren ortaokul öğrencisi yarın uyuşturucu batağında, suç çetelerinin içinde veya bir karanlığın pençesinde olabilir.
Siz, değerleri öğretememiş, terbiyeyi aktaramamış, çocuğunuzu sokakların eline bırakmış bir anne-baba olarak bunun hesabını nasıl vereceksiniz?
Ailelere sesleniyorum:
Çocuğunuza sahip çıkmazsanız, sokak çıkar!
Siz değer vermezseniz, yozlaşmış arkadaş çevresi değer biçer!
Siz ilgilenmezseniz, telefon ekranı “öğretmen” olur!
Bugün kızının göğüs cebindeki çakmağı almaya çalışan çocuğa “şaka” deyip gülüp geçen bir gençlik varsa, yarın çok daha büyük felaketler kapımızı çalacak.
Artık uyanın!
Yoksa bu çöküşün altında hepimiz kalacağız.
---
Peki Çözüm Nerede?
Eleştirinin ötesine geçip sorumluluk almak zorundayız. Bunun için:
Aileler, çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmeyi, değerleri aktarmayı, onları sokaktan değil kendi terbiyelerinden beslemeyi asli görev bilmelidir.
Okullar, sadece bilgi değil, ahlak ve karakter eğitiminin de yuvası hâline gelmelidir.
Devlet ve yerel yönetimler, gençleri sokak köşelerinden çekip alacak spor, sanat, kültür merkezlerini yaygınlaştırmalıdır.
Sivil toplum, gençlere rol model olacak projeler üretmeli, onları geleceğe taşıyacak destek mekanizmaları kurmalıdır.
Çözüm aslında çok açık:
Çocuklarımıza yeniden “değer”i öğretmezsek, yarının sokakları bugünden çok daha karanlık olacak.
-Şeyda GÖKTEN
Yorumlar
Kalan Karakter: