Papa 14. Leo Neden İznik’te?
Gölün Altındaki Sır, Konsilin 1700. Yılı ve Türkiye’nin Medeniyet Gücü
Son günlerde tüm dünyanın gözü yeniden İznik’te…
Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti kapsamında İznik’e özel bir durak ayırması elbette tesadüf değil. Bu ziyaret, hem Hristiyan dünyasının kalbine hem de tarihî bir sırrın derinliklerine dokunan önemli bir anlam taşıyor.
1700 Yıllık Miras: Birinci İznik Konsili
Papa’nın İznik’e gelişinin en büyük sebebi, Hristiyanlık tarihinin dönüm noktası olan Birinci İznik Konsili’nin 1700. yıl dönümü.
M.S. 325’te kabul edilen ve Hristiyanlığın temel inanç esaslarını belirleyen İznik İnanç Bildirgesi, bugün hâlâ bütün Hristiyan mezheplerinin ortak referansı niteliğinde.
Bu yüzden Papa’nın bu topraklara gelişi, dünya Hristiyanlığına “birlik” ve “ekümenik dayanışma” mesajı taşıyor.
2014’te Ortaya Çıkan Sır: İznik Gölü Altındaki Bazilika
Asıl merak uyandıran kısım ise 2014 yılında yapılan bir keşifle başladı:
İznik Gölü’nün altında 1600 yıllık bir bazilika kalıntısı bulundu.
Havadan çekilen fotoğraflarla fark edilen bu yapı, daha sonra su altı dalışlarıyla araştırıldı.
Bazilikanın Aziz Neophytos’a ait olduğu düşünülüyor. Etrafında mezarlar ve defin alanları bulunması, buranın erken dönem Hristiyan topluluğu için kutsal bir mekân olduğunu gösteriyor.
Son yıllarda göl suyunun çekilmesi, yapıyı daha görünür hâle getirdi. Bu da hem bilimsel hem de dini açıdan ilgiyi yeniden artırdı.
Kutsal Emanet Rivayetleri
Halk arasında uzun süredir konuşulan bir söylenti var:
“İznik Gölü’nün altında Hz. İsa’nın ya da ilk Hristiyan cemaatinin sakladığı kutsal emanetler bulunabilir.”
Bu iddia bilimsel olarak doğrulanmış değil. Ancak bölgenin tarihi değeri, erken Hristiyanlıkla bağlantısı ve bazilikanın konumu sebebiyle bu tür rivayetler zaman zaman gündeme geliyor.
Papa’nın ziyareti ise bu merakı daha da artırmış durumda.
Papa’nın Mesajı: Ortak Tarihe Şahitlik
Papa 14. Leo’nun İznik’e gelişi, yalnızca Katolik dünyasına değil; Ortodoks ve diğer Hristiyan topluluklarına yönelik de bir “ortak köklere dönüş” çağrısı niteliği taşıyor.
Bu ziyaret, hem su altındaki bazilikanın uluslararası görünürlüğünü artırıyor hem de İznik’i yeniden Hristiyan dünyasının “kalbi” konumuna taşıyor.
Türkiye Adına Büyük Bir Güç:
Kardeşliği Korumak ve Medeniyetlere Yol Göstermek
Papa’nın İznik ziyareti, yalnızca Hristiyan dünyasının değil, Anadolu’nun kadim misyonunun da yeniden hatırlanmasına vesile oluyor. Çünkü bu topraklar, binlerce yıldır farklı dinlerin, farklı kültürlerin ve farklı medeniyetlerin buluşma noktası oldu.
Bugün ortaya çıkan tablo şunu gösteriyor:
Türkiye, sadece jeopolitik bir güç değil; inançlar arasında köprü kuran, insanlığı ortak bir vicdan çatısı altında buluşturabilen büyük bir medeniyet devletidir.
Eğer Hristiyanlığın tarihî mirası bu topraklarda korunuyorsa,
konsilin izleri hâlâ İznik’te hissediliyorsa,
su altındaki bazilika yeniden gün yüzüne çıkarılıyorsa…
Bu, Türkiye’nin adalet, hoşgörü ve kardeşlik eksenli yaklaşımının bir sonucudur.
Bugün Papa 14. Leo’nun İznik’te buluştuğu her Hristiyan topluluk, Türkiye’nin sunduğu güvenlik, huzur ve misafirperverlik zemininde bir araya geliyor. Bu durum:
Tüm Hristiyan mezheplerini barış başlığı altında buluşturmak için Türkiye’nin sahip olduğu büyük gücü,
Dünyada çatışmanın yoğun olduğu bölgelerde Türkiye’nin kardeşlik merkezli yaklaşımının örnek bir model olduğunu,
Anadolu’nun, medeniyetleri ayrıştıran değil birleştiren köklerini
bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bugün Türkiye, yalnızca kendi vatandaşları için değil;
Hristiyanından Müslümanına, doğusundan batısına tüm insanlık için
barışın, hoşgörünün ve ortak geleceğin teminatı olan büyük bir güç olarak yükseliyor.
İznik’te başlayan her buluşma,
aslında Türkiye’nin öncülüğünde kurulan kardeşlik sofrasına uzanmış bir davettir.
Ve bu davetin adı:
Birlik, barış, medeniyet.
-Şeyda GÖKTEN
Yorumlar
Kalan Karakter: