Bugün 10 Ocak. Takvimler "Çalışan Gazeteciler Günü" diyor. Ancak biz gazeteciler için bugün, sadece bir kutlama değil; aynı zamanda bir muhasebe, bir hatırlayış ve mesleki onurumuza sahip çıkma günüdür.
Gazetecilik; sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimidir. Çoğu zaman mesai saati gün batımıyla bitmez, tatili bir telefon haberiyle bölünür. Sosyal haklarımız için verilen mücadelenin simgesi olan 1961 yılındaki o tarihi adımın üzerinden onlarca yıl geçti. Peki, bugün neredeyiz?
Sesini Duyuramayanların Sesi Olmak
Gazeteci, toplumun aynasıdır. Karanlıkta kalan köşelere ışık tutan, haksızlığa uğrayanın sesi, görünmeyenin silüeti olan kişidir. Bizler;
Yağmurda, çamurda, en zor şartlarda haber peşinde koşan,
Hakikati eğip bükmeden, olduğu gibi aktarmaya çalışan,
Kamuoyunun doğru bilgiye ulaşma hakkını her şeyin üzerinde tutan bir davanın neferleriyiz.
Bir Teşekkürden Fazlası
Sektörün içinde bulunduğu ekonomik zorluklar, dijital dönüşümün getirdiği hız baskısı ve bilgi kirliliğiyle dolu bu çağda; "doğru" habercilik yapmak her zamankinden daha kıymetli hale geldi. Bugün sadece biz çalışanların değil, haberi halka ulaştırmak için matbaada sabahlayan ustaların, sayfa sekreterlerinin, foto muhabirlerinin ve bu yolda bedel ödeyen tüm meslektaşlarımızın günüdür.
Sonuç olarak;
Kalemini adaletten, gözünü hakikatten ayırmayan; tüm baskılara rağmen "yazılması gerekeni" yazan tüm meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Bizler yazmaya, sormaya ve toplumun vicdanı olmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki; gerçek, paylaşıldıkça hürriyet getirir.
-Şeyda GÖKTEN
Yorumlar
Kalan Karakter: