USTA...
Algı Değil, Hakikat Konuşsun
Hakan Fidan bu ülkenin öz evladıdır..
Her kritik dönemeçte, her devlet refleksi gösterildiğinde, her milli duruş sergilendiğinde aynı senaryo devreye sokuluyor:
“Görevden alınacak mı?”,
“Kabine değişiyor mu?”,
“Yerine kim geliyor?”
Altı boş, kaynağı belirsiz, amacı net söylentiler…
Bugün hedefte Hakan Fidan var.
Çünkü o, alışık olmadıkları kadar sessiz, alışık olmadıkları kadar derin, alışık olmadıkları kadar kararlı bir devlet adamı.
Bu söylentiler bir haber değil; bir algı operasyonudur.
Ve bu operasyonların hedefinde, ömrünü bu millete ve bu devlete adamış bir Usta vardır.
Usta’nın Yolu Kolay Bir Yol Değildi
Hakan Fidan bu makamlara vitrin süsü olmak için gelmedi.
Popüler olmak için konuşmadı.
Alkış toplamak için poz vermedi.
O, Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşıdır.
Bu yol, konfor yolu değildir.
Bu yol, “önce ben” diyenlerin yolu hiç değildir.
Bu yol;
ailesinden, sevdiklerinden, rahatından vazgeçenlerin yoludur.
Bu yol;
gerekirse yalnız kalmayı, hedef olmayı, bedel ödemeyi göze alanların yoludur.
Hakan Fidan, başını bu yola koymuştur.
Yardından da, serden de geçmiştir.
Ve bunu yüksek sesle değil, yüreğiyle yapmıştır.
Devlet Aklı Sustukça Kıymetlenir
Onu eleştirenler, aslında en çok şundan rahatsız:
Hakan Fidan bağırmıyor.
Tehdit savurmuyor.
Şov yapmıyor.
Ama herkes biliyor ki,
devletin en zor dosyaları onun masasında açıldı, onun aklıyla kapandı.
MİT’te, Dışişleri’nde, sahada ve masada…
Türkiye’nin yükünü sırtlayan adamlardan biri oldu.
Bugün Gazze’de net duruş varsa,
bugün Türkiye masadaysa,
bugün muhatap alınıyorsak;
orada Usta’nın izi vardır.
Bu Saldırı Yeni Değil
Hakan Fidan’a ilk kez saldırmıyorlar.
Yıllardır hedefte.
Çünkü o,
Türkiye’nin kendi kararını kendisinin verdiği bir çizgiyi temsil ediyor.
Çünkü o,
emperyal aklın hoşuna giden değil, milletin menfaatine olanı savunuyor.
Ve evet, bu yüzden rahatsızlar.
Usta, Yalnız Değilsin
Şunu açıkça söyleyelim:
Bu millet kimin samimi, kimin dedikoducu olduğunu ayırt edecek ferasete sahiptir.
Hakan Fidan bir makamın adamı değil,
bir davanın neferidir.
Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüdüğü bu yolda,
arkasına bakmadan yürüyenlerden biridir.
Bugün hakkında yazılanlar geçer,
söylentiler dağılır,
algılar çöker.
Ama geriye şunu tarih not düşer:
“Zor zamanlarda konuşmadan çalışan,
hedef olurken geri adım atmayan,
devletini ailesinden önde tutan bir Usta vardı.”
Ve bu millet, Usta’yı unutmaz.
-Şeyda GÖKTEN
Yorumlar
Kalan Karakter: