Siyaset, milletin güveniyle başlayan ve yine milletin takdiriyle devam eden bir yolculuktur. Bu yolculukta başarıyı kalıcı hâle getiren unsur makamın büyüklüğü değil, halka gösterilen samimiyet ve tevazudur. Ne yazık ki bazı siyasetçiler, zamanla bulundukları makamın verdiği güç duygusuna kapılarak kendilerini bu görevlere taşıyan insanlardan uzaklaşmaya başlar.
Seçim dönemlerinde kapısını aşındırdıkları vatandaşlar, seçimlerin ardından ulaşılması zor isimlere dönüşebilir. Bir zamanlar dikkatle dinlenen talepler önemini yitirir, eleştiriler rahatsız edici görülür, vatandaşın sesi ise giderek arka planda kalır. İşte tam da bu noktada siyasetçi ile millet arasındaki görünmez bağ zayıflamaya başlar.
Kibir, fark edilmeden büyüyen ve zamanla güveni aşındıran en büyük tehlikedir. İnsan kendisini eleştiriden uzak tuttuğu anda yanlışlarını göremez. Çevresinde yalnızca alkışlayanların bulunması ise gerçeği perdeleyen en büyük yanılgıdır. Oysa samimi bir uyarı, çoğu zaman övgüden daha değerlidir.
Siyasette uzun ömürlü olmanın yolu, halkın arasında kalabilmekten geçer. Çarşıda selam verebilmek, vatandaşın derdini sabırla dinleyebilmek, eleştiriye kulak verebilmek ve her şartta ulaşılabilir olmak, güçlü liderliğin en önemli göstergeleridir. Çünkü millet, kendisine değer verenleri unutmaz.
Hiçbir makam ebedî değildir. Dün sıradan bir vatandaş olanlar, bugün önemli görevlerde bulunabilir; bugün makam sahibi olanlar da yarın yeniden halkın arasına döner. Geriye kalan ise insanların hafızasında bıraktığı iz, gönüllerde kazandığı yer ve hizmet anlayışıdır.
Siyaset, kibri taşıyabilecek bir alan değildir. Kibir büyüdükçe istişare azalır, istişare azaldıkça hatalar çoğalır. Hatalar arttığında ise milletin güveni sarsılır. Güvenini kaybeden bir siyasetçinin sahip olduğu makamın da anlamı kalmaz.
Millet, kendisine tepeden bakanı değil; yanında yürüyeni, derdini paylaşanı ve her şartta mütevazı kalabileni bağrına basar. Siyasi başarıların kalıcılığı da işte bu anlayıştan beslenir.
Unutulmamalıdır ki seçimleri kazandıran sadece oylar değildir; o oyların arkasındaki güven, umut ve samimiyettir. Bu değerleri koruyabilenler siyasette iz bırakır. Kibre teslim olanlar ise çoğu zaman sessizce yalnızlaşır ve milletin gönlündeki yerini farkına varmadan kaybeder.
Yorumlar
Kalan Karakter: