Ferdi Deren ile Berber Koltuğunda Ramazan Sohbetleri
Konuğumuz:
Akhisar Müftülük Müdürü
Ferdi Deren:
Hocam, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? İbrahim Ceyhan kimdir?
İbrahim Ceyhan:
Genç yaşta hem evlendim hem de imamlık görevine başladım. 17 Aralık 1993 tarihinde Almanya’ya gittim. Yurt dışına gitmek benim için hem büyük bir heyecan hem de merak vesilesiydi. Bu süreç, hayatımda önemli kararlar almama sebep oldu ve oldukça etkileyici bir tecrübe oldu.
Almanya’ya gitmeden önce “Almanya” denince aklımızda sadece gurbetçilerimiz vardı. Oraya gidince onların nasıl yaşadıklarını yerinde gördüm. İnsanlar daireler kiralamış, ibadetlerini yerine getirmeye çalışıyor, çocuklarını yetiştirmek için büyük gayret sarf ediyorlardı. Camilerin yetersiz olduğu dönemler de vardı. Bu durum beni hem düşündürdü hem de daha fazla hizmet etme isteği uyandırdı.
2000’li yıllarda Almanca dil kurslarına katıldım. Amacım sadece dili öğrenmek değil, aynı zamanda kültürü ve farklı inançları tanımaktı. Hristiyanlık mezheplerini; Katolik, Protestan ve Ortodoks ayrımlarını inceledim. Dinler tarihi açısından baktığımızda, her dinin kendi tarihi süreçleri ve kırılma noktaları olduğunu görüyoruz.
İslam tarihi ise Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) vahyin gelmesiyle başlar. Bu da miladi 610 yılına tekabül eder. Ondan öncesi “cahiliye dönemi”, sonrası ise İslam tarihidir. Bu süreci doğru anlamak çok önemlidir.
Ferdi Deren:
Hocam, Avrupa’da İslam’a bakış ve gençlerin durumu hakkında neler söylemek istersiniz?
İbrahim Ceyhan:
Avrupa’da Müslümanlar çoğu zaman önyargılarla karşılaşıyor. Ancak Müslümanların güzel ahlakı birçok insanın dikkatini çekiyor. Tarihte de bunun örneklerini görüyoruz. İnsanlar, Müslümanların yaşayışından etkilenerek İslam’ı araştırmaya başlamışlardır.
Bizler orada Kur’an-ı Kerim’i ve İslam’ın güzel ahlakını anlatmaya gayret ediyoruz. Gençler çok soru soruyor. Onlara doğru ve samimi cevaplar verdiğimizde hakikati fark edebiliyorlar. “Biz bunu böyle bilmiyorduk” diyen çok gençle karşılaştık.
Almanya’da gençlik kolları kuruldu. Gençlerin camilerde vakit geçirebileceği ortamlar oluşturuldu. Kur’an öğrenen, ibadetlerini yerine getiren gençler yetişiyor. Diyanet İşleri Başkanlığımızın uluslararası ilahiyat programları da bu noktada önemli katkılar sağlıyor.
Ferdi Deren:
Farklı dinlerin bir arada yaşaması konusunda ne düşünüyorsunuz?
İbrahim Ceyhan:
Tarih bize şunu gösteriyor: Kudüs ve Osmanlı şehirlerinde farklı dinlere mensup insanlar uzun yıllar barış ve saygı içerisinde yaşamışlardır. İslam, kendi aleyhine bir faaliyet olmadığı sürece herkesin inancını özgürce yaşamasına izin verir.
Ancak günümüzde maalesef bunun tam tersini görüyoruz. Özellikle Kudüs’te yaşananlar insanlık adına büyük bir utançtır. Oysa geçmişte, Müslümanların yönetimi altındayken herkes kendi dinini özgürce yaşayabiliyordu.
Bizler bugün, tüm insanlığın yeniden barış, saygı ve kardeşlik içerisinde yaşayacağı günleri umut ediyoruz. Rabbim o günleri bizlere göstersin.
Ferdi Deren:
Hocam, son olarak Ramazan ayı ve gençlerimize yönelik kısa bir mesaj alabilir miyiz?
İbrahim Ceyhan:
Ramazan ayı çok özel bir zaman dilimidir. Sahuru, iftarı, teravihi ve mukabelesiyle bir bütündür. Yılın hiçbir döneminde bu manevi atmosferi aynı şekilde bulamayız.
Gençlerimize tavsiyem şudur: Ramazan’ın bu manevi “full paket” nimetlerinden mahrum kalmasınlar. Oruçla, sabırla, ibadetle bu ayın kıymetini bilsinler. Bu lezzeti tadan bir insan, onu bir daha unutamaz.
Ferdi Deren:
Hocam, kıymetli sohbetiniz için çok teşekkür ederiz.
İbrahim Ceyhan:
Ben teşekkür ederim, Allah razı olsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: