Ferdi Deren ile Berber Koltuğu Sohbeti
Bu haftaki konuğum, Akhisar Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonu İşletmecileri Odası Başkanı Durmuş Özçelik.
Deren:
Sohbetimize başlamadan önce başkanım, sizi tanıyabilir miyiz? Durmuş Özçelik kimdir?
Özçelik:
1974 yılında Manisa Akhisar doğumluyum. Ailemin üç çocuğundan biriyim. Bir ablam ve bir kız kardeşim var. Evliyim; bir kızım ve bir oğlum var. Kuaförlük mesleğini 40 yıldır keyifle ve severek yapıyorum.
Deren:
Kuaförlük mesleği nasıl başladı?
Özçelik:
Büyüklerimiz hep “Bizim dönemimizde bir altın bileziğin olsun.” derdi. Ben de 11 yaşında bu tavsiyeleri kabul edip sektöre ilk adımımı attım. Kuaförlük mesleğini seçmemde çok sevdiğim hemşire ablamın telkinleri etkili oldu. Mesleği öğrenmek için 11 yıl çalıştım.
Deren:
İlk kazandığınız parayla ne yaptınız?
Özçelik:
İlk kazandığım parayla kendime bir makas aldım.
Deren:
“İşte bu işi yapacağım.” dediğiniz an ne zamandı?
Özçelik:
Ustam ilk kez “Şu saçı sen yap.” dediğinde kendime olan güvenim arttı. O saçı güzel bir şekilde yapmaya gayret ettiğimde yeteneğimi fark ettim. Bu işi yapabileceğimi o zaman anladım.
Deren:
Ustanızdan aldığınız en değerli öğüt neydi?
Özçelik:
“Çalış, başarılı ol; müşteri ve misafirlerinin sana olan güvenini kaybetme.” demişti. O nasihati hâlâ bir ömür taşıyorum.
Deren:
Mesleğe başladığınız yıllarla bugünü kıyasladığınızda en büyük fark nedir?
Özçelik:
Teknoloji gelişti, yapılan işlemler değişti. Örneğin sıcak permanın yerini soğuk perma aldı. Takma tırnağın yerine protez tırnak geldi. Makas ve tarak çeşitleri değişti. Usturayla yapılan sinek kaydı sakal tıraşı azaldı, yerine modelli sakal tıraşları geldi. Kullandığımız materyaller hafifledi ve daha zengin çeşitlere sahip oldu.
Deren:
Sosyal medyada kuaförlük sektörünü nasıl tarif edersiniz?
Özçelik:
Değişim müşterilerimize de yansıdı. Bakımlı olmanın önemi arttı. Günlük hayatta ve çalışma hayatında bakımlı olmak benimsendi. Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle kişiler kendilerine daha fazla önem vermeye başladı. Güzelliklerine ve bakımlarına daha çok dikkat eder oldular. Bu da sektörümüz için güzel bir gelişme oldu.
Deren:
Oda başkanlığına nasıl aday oldunuz?
Özçelik:
Aday olmamın asıl sebeplerinden biri, esnafın yaşadığı zorlukları tecrübelerimle yakından görmemdi. İstek ve ihtiyaçlarını bildiğim için bu problemleri çözebileceğimi ve faydalı olabileceğimi düşündüm. Sadece kendi işletmem için değil, tüm meslektaşlarım için bir şeyler yapmam gerektiğine inandım. Bu şekilde karar verdim. Amacım hizmet etmekti.
Deren:
Esnafın en büyük sorunu sizce nedir?
Özçelik:
Esnafın belini en çok büken konu enflasyondur. Gelir ve giderleri dengelemek zorlaşıyor. Ayrıca yeterli kalifiye eleman olmaması da esnaf için zor bir durumdur.
Deren:
Genç kuaförlere ve berberlere ne tavsiye edersiniz?
Özçelik:
Kendilerini yenilemelerini, teknolojik ve mesleki gelişmeleri takip etmelerini tavsiye ederim. Yarışmalara, eğitimlere ve fuarlara katılmaları çok önemlidir.
Deren:
Oda olarak en çok hangi konularda mücadele ediyorsunuz?
Özçelik:
Tüm meslektaşlarıma eşit davranmak, alacağımız kararlarda birlikte ve ortak hareket etmek en büyük mücadelemizdir. Ayrıca tüm yenilikleri takip ediyoruz.
Deren:
Meslekte unutamadığınız bir anınız var mı?
Özçelik:
Mesleği öğrenmek için mahallemizdeki teyzeleri toplar, saçlarını keserdim. Karşılığında “Ustanın eli hafifleşsin.” diyerek küçük hediyeler verirlerdi; havlu, çorap, mendil gibi. Bu benim için çok değerliydi, hiç unutmam.
Deren:
En zorlandığınız dönem ne zamandı?
Özçelik:
Koronavirüs dönemi çok zordu. Sokağa çıkma yasağı vardı, dükkânlarımız kapalıydı. Çalışmaya alışkınız; özellikle arife günleri çok yoğun oluruz. Ama dükkân kapalıydı ve o günü evde geçirmek zorundaydım. O dönemi evde geçirmek gerçekten çok zordu.
Deren:
Allah o günleri bir daha yaşatmasın diyelim.
Bu meslek size neyi öğretti desem cevabınız ne olurdu?
Özçelik:
Bu meslek bana insan ilişkilerinin ve güvenin ne kadar önemli olduğunu öğretti. Bakış açımı geliştirdi, empati gücümü artırdı.
Deren:
“İyi ki kuaför olmuşum.” dediğiniz anlar oldu mu?
Özçelik:
Evet, birçok kez oldu. Askerlik dönemimde mesleğim sayesinde ülkemizde en üst protokolde hizmet verme imkânı buldum. Bu da mesleğim sayesinde oldu.
Deren:
Kuaförlük mesleğinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Özçelik:
Bu işin sonu yok. Her geçen gün daha ileri gidecek. Nesiller değiştikçe gelişmeler artacak. Artık berbere ve kuaföre neden gittiğini bilen bir nesil geliyor. Üniversitelerden mezun berber ve kuaförler sektöre katılıyor. Eğitim seviyesi yükseliyor. Bu da daha akademik bir bakış açısı getirecek.
Deren:
Çocuklarınız bu mesleği yapsaydı ne hissederdiniz?
Özçelik:
Sohbetin başında da söylemiştim; bir kızım ve bir oğlum var. Eşim Sinem Hanım da çok isterdi ama kızımız Aysel ve oğlumuz Ünsal bu mesleği tercih etmedi. Olsalardı çok memnun ve mutlu olurduk. Ama nasip değilmiş. Bunun yerine ahilik kültürünü yaşatmaya ve birçok kişinin bu mesleği yapmasına vesile olmaya gayret ediyoruz.
Deren:
Emeklilik hayaliniz var mı? Makası bırakmak zor olur mu?
Özçelik:
Benim için önemli olan bir itibar bırakmak. Adımın iyi bir şekilde anılması, “İyi bir esnaftı, iyi bir ustaydı.” denilmesi en büyük mutluluk olur.
Deren:
Bu güzel ve hoş sohbet için teşekkür ederim.
Yorumlar
Kalan Karakter: