Mürekkep Kokulu Yıllardan Dijital Dünyaya Uzanan Bir Meslek Hikâyesi
Ferdi Deren’in konuğu, Akhisar yerel basınının emektar isimlerinden Akif Özalp oldu. Çalışan Gazeteciler Günü’ne özel gerçekleşen bu samimi sohbette, matbaa kokulu yıllardan dijital gazeteciliğe uzanan uzun bir yolculuğun izini sürdük.
Bir çay eşliğinde, berber koltuğunda başlayan sohbet; meslek ahlakı, emek, aile ve ilkeler üzerine unutulmaz anılara dönüştü…
“Gazetecilik Benim İçin Bir Meslekten Fazlası”
Ferdi Deren:
Öncelikle Çalışan Gazeteciler Günü’nüzü kutluyorum. Okurlarımız için sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Akif Özalp:
1965 yılında Akhisar’da doğdum. Hayatımın neredeyse tamamı bu şehirde geçti. Mesleki yolculuğum matbaacılıkla başladı ve gazetecilikle devam ediyor.
Matbaadan Gazeteciliğe Uzanan Yol
Ferdi Deren:
Meslek hayatınız nasıl başladı? O gün ile bugün arasında ne gibi farklar var?
Akif Özalp:
Asıl mesleğim matbaacılık. 1987 yılında matbaa sektörüne girdim ve 2002 yılına kadar sadece bu alanda çalıştım. Gazetecilik ise her zaman içimde taşıdığım bir sevdaydı.
2002 yılında basılı gazeteyle ilk gazetecilik macerama başladım. Bu yolculuk 2018’e kadar yalnızca basılı yayın olarak sürdü. Dijital dönüşümle birlikte internet gazeteciliğine geçtik.
2026 yılı itibarıyla hem basılı hem dijital yayıncılığı birlikte sürdürüyoruz. İlk günkü heyecanım hâlâ devam ediyor.
“Yerel Basında Kalmak Bilinçli Bir Tercihti”
Ferdi Deren:
Yerel basında bu kadar uzun yıllar kalmak bilinçli bir tercih miydi?
Akif Özalp:
Kesinlikle bilinçliydi. Bu sektörde uzun yıllar ayakta kalmak kolay değil. Doğru olacaksınız, kul hakkı yemeyeceksiniz. İnsanların güvenini kaybetmediğiniz sürece yolunuz zaten açılıyor. Biz de bunu ilke edindik.
Unutulmayan Bir Şampiyonluk Hikâyesi
Ferdi Deren:
Sizi en çok etkileyen, unutamadığınız bir haber var mı?
Akif Özalp:
Akhisarspor’un amatörden Süper Lig’e uzanan o unutulmaz şampiyonluk yolculuğu benim için çok özeldir.
Yedi yıl boyunca “dört büyükler” olarak bilinen tüm takımları yendik. Bu başarıyı ne ben ne de Akhisar halkı unutabilir.
Matbaa: Emek, Kader ve Hayat
Ferdi Deren:
Matbaa sizin için ne ifade ediyor?
Akif Özalp:
Matbaa benim için ailemin geçimini sağladığım, emek verdiğim hayatımın temel taşıdır. Boya kokusu matbaacıların kaderidir. Bu meslek benim asıl yolumdur.
Basılı Gazete ve Dijital Gelecek
Ferdi Deren:
Dijital çağda basılı gazetenin hâlâ gücü var mı?
Akif Özalp:
Zamana ayak uydurmazsanız ayakta kalamazsınız. 60 yaşında olmama rağmen hâlâ sahadayım.
Basılı gazetenin gücü hâlâ var ama dijitalle birlikte yürümek şart.
Aile ve Fedakârlık
Ferdi Deren:
Yoğun tempoda ailenize nasıl vakit ayırıyorsunuz?
Akif Özalp:
Gazeteciliğin mesai saati yok. Çocukların yetişmesinde annelerin emeği çok büyük. Biz gazeteciler her zaman işimizin başındayız.
“Paradan Çok İnsan Biriktirin”
Ferdi Deren:
Çocuklarınıza bırakmak istediğiniz en önemli değer nedir?
Akif Özalp:
Arkamızdan “iyi bir insandı” denilmesi.
Paradan çok insan biriktirmeyi öğütlüyorum. Maddi olarak zengin olmayabilirim ama gönlüm zengin.
Vazgeçilmez İlkeler
Ferdi Deren:
Meslek hayatınızda asla vazgeçmediğiniz bir ilke var mı?
Akif Özalp:
İlkelerimden hiç taviz vermedim. Kendime yapılmasını istemediğim hiçbir şeyi başkasına yapmadım. Bunun bedelini ödedim ama vazgeçmedim.
“En Büyük Gururum Evlatlarım”
Ferdi Deren:
Geriye dönüp baktığınızda “iyi ki” dediğiniz şey ne?
Akif Özalp:
İki evlat yetiştirdik; bir kızım, bir oğlum var. Onları vatanına, milletine hayırlı bireyler olarak yetiştirdik. Bu konuda eşimin emeği çok büyük.
Gençlere Mesaj
Ferdi Deren:
Gençlere bir mesajınız var mı?
Akif Özalp:
Mesleğinizi sevgiyle yapın. Başarı bir amaç değil, sadece bir ödüldür.






Yorumlar
Kalan Karakter: