Akhisar’ın mahalle aralarından doğan ve yıllar içinde bir futbol kültürüne dönüşen Çağlayanspor’un hikayesi, yalnızca bir spor kulübünün değil; aynı zamanda bir mahallenin, bir neslin ve bir ruhun hikayesidir.
1967 yılında, Çağlak Festivali haftasında Hacıishak Mahallesi 148 Sokak’ta, Pırpır Rıza’nın kahvesinde temelleri atılan kulüp, adını mahalle içinden geçen Çağlak Deresi’nden alarak “Çağlayanspor” ismiyle sahalara çıktı. Sarı ve kırmızı renkleri ise dönemin yöneticilerinin Göztepe’ye duyduğu sevdanın bir yansıması olarak belirlendi.
Kurulduğu ilk yıllardan itibaren amatör ruhla mücadele eden Çağlayanspor, 1967’den 1984 yılına kadar gayri federe olarak sahalarda yer aldı. Ancak maddi imkansızlıklar, kulübün 1985 yılında faaliyetlerini durdurmasına neden oldu. Bu durum, o dönemin pek çok yerel kulübünde olduğu gibi, büyük bir kayıp olarak hafızalara kazındı.
Yıllar sonra, 2009 yılında kulüp yeniden hayata döndü. Cavit Çelik, Emin Ali Otal, Zeki Tamir, Sadettin Kırcalı, Mustafa Külle, Ahmet Davulcu ve Hulusi Çelikkesen’in öncülüğünde gerçekleştirilen ikinci kuruluş, Çağlayanspor’un yeniden ayağa kalkmasını sağladı. Bu dönüş, sadece bir yeniden başlangıç değil, aynı zamanda geçmişe duyulan vefanın bir göstergesiydi.
Kulüp, yeniden kurulduğu ilk yıl olan 2009’da Manisa 2. Amatör Küme’de şampiyon olarak dikkatleri üzerine çekti. Ardından 2010 yılında 1. Amatör Küme’de mücadelesini sürdürerek istikrarlı bir şekilde yoluna devam etti.
Çağlayanspor, sadece sahadaki başarılarıyla değil, yetiştirdiği futbolcularla da adından söz ettirdi. Adeta bir okul gibi işleyen kulüp yapısı, birçok yetenekli oyuncunun profesyonel kariyere adım atmasına zemin hazırladı. Bu isimlerden biri olan Erol Sabah, Çağlayanspor’dan Akhisarspor’a uzanan bir yolculukla dikkat çekti.
Kulübün Türk futboluna kazandırdığı önemli isimlerden biri de Selçuk Evcim oldu. 2007-2008 sezonunda Akhisarspor’un 3. Lig’de mücadele ettiği dönemde transfer edilen Evcim, burada gösterdiği performansla kısa sürede dikkat çekti. 2008-2009 sezonunda Fenerbahçe’ye transfer olan genç oyuncu, Ümit ve Genç Milli Takım formasıyla toplam 27 maçta görev aldı.
Çağlayanspor’un geçmişine bakıldığında, bu kulübün sadece bugünün değil, geçmişin de önemli bir temsilcisi olduğu görülüyor. Nitekim 1974 yılında Hasan Davulcu’nun Göztepe’ye transferi de bu köklü yapının erken dönem başarılarından biri olarak kayıtlara geçti.
Bugün Çağlayanspor, sahada verdiği mücadele kadar, altyapıya verdiği önem ve gençlere sunduğu fırsatlarla da dikkat çekmeye devam ediyor. Mahalle aralarında başlayan bu hikaye, yıllar geçse de aynı heyecanla, aynı inançla yaşamaya devam ediyor.
Çünkü bazı kulüpler sadece maç kazanmaz…
Aynı zamanda hayatlara dokunur, geleceği şekillendirir ve bir şehrin hafızasında yer eder.
Yorumlar
Kalan Karakter: