Dünya Engelliler Günü Kutlu Olsun.
Toplumsal farkındalık yaratmak ve engelli bireylerin haklarına dikkat çekmek amacıyla 3 Aralık her yıl Dünya Engelliler Günü olarak kutlanmaktadır. Aynı zamanda bu özel gün, engelleri kaldırmanın, toplumsal yaşamda ve çalışma hayatında eşitliğin, erişilebilirliğin bizlerin elinde olduğunu, bireysel farklılıkların birer zenginlik olduğunu hatırlatmaktadır.Öyle değil mi ?
Peki şimdi bu süslü ve ihtişamlı lafları geride bırakıp kendimize dönmemiz gerektiğini düşünerek bir konu dile getirelim istiyorum. Madem engelliler bizim için önemli Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın özenle ve büyük bir önemle yaklaştığı bu insanlara neden bazı makam sahipleri aynı değeri vermezler. Üzülerek ifade etmek isterim ki, seçimle gelen bazı mevki sahibi olmuş kişi ve kişiler engellilere aynı değeri göstermemektedir. Bunun en basit örneğini sizinle paylaşmak isterim.
Bir gün bir arkadaşımın başından geçen bir olayı anlattı. Doğuştan tek kolu felçli ve sanatkar karakteri olan, aynı zamanda şaheser sanat eserleri ile izleyenleri büyüleyen yetenekli, kabiliyetli, sanatçı ruhlu bir büyüğü olduğunu kendisinden bir istekte bulunduğunu söyledi. Tek kolu felçli olan değerli abimiz demiş ki;
-Ben bir hediye tasarladım. Bunu bir büyüğümüze iletmek dilerim.
"Tasarladığım sanat eseri de 15 Temmuz Şehidi Ömer Halis Demir'in portresidir." demiş.
Arkadaşımız da
Memnuniyetle yardım edeceğini bildirmiş.
Ve bu hediyesini takdim edeceği kurum ve makama ulaştırmış. Bilgilerini de vermiş. Ertesi gün hiç hoş olmayan bir muamele ile karşılaşlar. Büyük bir heyecan ve hevesle yapılan bu şehidimizin portresini verememişler. Üstelik kendilerine rahatsızlık verdiklerini söyleyenler makam özel kalemi ya da sekreterleri, aracı olan kişiye uyarı göndermişler. Hülasa gönülleri kırılmış ve bu durumdan ziyadesiyle müteessir olmuşlar. Tabiki sorun etmemişler.
Başımız üstüne her daim yeri olduğunu bildiğimiz şehadet şerbeti içen şehitlerimizin anısını yüreğimizde yad ettik demişler; lakin kaldıramadıkları durum şu ki:
Cumhurbaşkanımız ve devletimizin toplumun yapı taşını oluşturan engelli bireylere, kamu dairelerinde görev ve makam, sivil toplum kuruluşlarında önderlik ve liderlik hatta ve hatta Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki sıralarda halk tarafından seçilmiş bir milletvekili konumuna vesile olunurken bu lüzum bu engelli bireylere neden yapılır?
Devletimizin bunca uğraşına neden ayak bağı oluşturulur?
Neden bu denli bir hiyerarşik düzensizliğe müsade edilir?
Engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak, fırsat eşitliğini sağlamak ve toplumsal duyarlılığı artırmak hepimizin görevidir.
Engelli bireylerin karşılaştığı fiziksel ve sosyal engellerin kaldırılması, eşit ve kapsay?ıcı bir toplum inşa etmenin en temel adımıdır. Tabiki bu durmun nerde yaşandığını sorgulayacaksınız? Konuyu bilenler yazımı okuduğu zaman olayı anımsayacak ve geri dönüşü olamayan bir yola sürüklendiğiniz bu gönül kırıklığını belki tamir etmek isteyeceksiniz. Herkes bir engelli adayıdır. Bunu hatırlayarak kibirden uzak bir yaşam sürmenizi dierim. Devletimiz engelleri aşıp, bu kardeşlerimize, abilerimiz, annelerimize, bacılarımıza, evlatlarımıza bu kadar imkan sağlarken bu yapılanlar psikolojik zulümle iştigaldir. Samimi olmak ve tevazu göstermek varken nedendir bu mualeme? Manasız çatık kaş bile kul hakkıdır. Ne ince bir detay, ne hassas bir terazi..
"Erişilebilirlik Varsa Engellilik Yoktur!" İlkesiyle hareket ederek,
Tüm bireylerin eşit şartlarda eğitim alabileceği,
İstihdam fırsatlarına erişebileceği,
Kamu hizmetlerinden yararlanabileceği,
Fiziksel ve sosyal alanlarda özgürce hareket edebileceği bir dünya için uğraş veren bir devletimiz var.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nün, zorluklara rağmen azim ve kararlılıkla hayata tutunan engellilere yönelik farkındalığın artmasına vesile olmasını diliyorum.
Daha eşit, engelsiz ve sevgi dolu bir dünya için birlikte çalışmaya devam edeceğiz!
En Büyük ENGEL sevgisizliktir.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü Kutlu Olsun.
Kalın Sağlıcakla..
Yorumlar
Kalan Karakter: