Rahmetin, mağfiretin ve bereketin gölgesinde bir Ramazan ayına daha kavuşmanın huzurunu yaşıyoruz. Yıl boyunca dünya telaşına kapılan gönüller, bu mübarek ayın gelişiyle birlikte adeta bir bayram sabahına uyanıyor. Ramazan, yalnızca bir ibadet ayı değil; aynı zamanda bir arınma, bir muhasebe ve bir yeniden doğuş mevsimi…
Bu ay, bize sabrı, şükrü ve paylaşmayı öğretiyor. Açlığı ve susuzluğu sadece bedenlerimizle değil, ruhlarımızla da hissediyoruz. Oruç, dilimize bir mühür vurmayı, gönlümüzü her türlü kötü duygudan arındırmayı, gözümüzü haramdan, elimizi zulümden çekmeyi öğretiyor. İşte tam da bu yüzden Ramazan, sadece midemize değil, vicdanımıza da oruç tutturmamız gereken bir ay…
Geceleri süsleyen teravihler, sahurun bereketi, iftar sofralarının sıcaklığı… Ama en çok da paylaşmanın, kardeşliği pekiştirmenin, yardımlaşmanın ve infakın ne büyük bir kazanç olduğunu fark ettiğimiz bir zaman dilimi… Aç kalanları, yetim ve öksüzleri, yüreği hüzünle dolanları hatırlamak için en güzel vesile… Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Suriye’de, Arakan’da, mazlum coğrafyalarda zulmün gölgesinde oruç tutmaya çalışan kardeşlerimizi düşünmek ve onlara elimizden geldiğince destek olmak, Ramazan’ın ruhunu tam anlamıyla idrak edebilmek demek.
Ve Kur’an… Ramazan, Kur’an’la anlam kazanıyor. "Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve hak ile batılı ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır." (Bakara, 185) Bu ay, kitabımızla daha çok hemhâl olmanın, hayatımıza Kur’an’ın nuruyla bakmanın vaktidir.
Ramazan ayı bir misafir… Lakin öyle bir misafir ki, onun gelişiyle haneler bereketlenir, gönüller huzur bulur. Ancak bu kutlu misafir çabucak vedaya hazırlanır. Bize düşen, onu en güzel şekilde ağırlamak ve Ramazan’ın bize kattığı güzellikleri bir ömür boyu yaşatabilmektir.
Hoş geldin, ya Şehr-i Ramazan! Bize merhameti, sabrı, şükrü ve paylaşmayı yeniden öğretmeye hoş geldin!
Şeyda GÖKTEN
Gazeteci-Yazar
Yorumlar
Kalan Karakter: