Unutulmaz Bir Yiğit: Fırat Yılmaz Çakıroğlu
Bir milleti ayakta tutan değerler, onun evlatlarının fedakârlıklarıyla yoğrulur. Tarih sahnesi, yiğitlerin destanlarıyla doludur. Kimi kalemiyle, kimi sözüyle, kimi de canıyla bu destanların kahramanı olur. İşte Fırat Yılmaz Çakıroğlu, bu destanın modern zamanlardaki isimsiz kahramanlarından biridir.
Gencecik bir delikanlı... Gözlerinde umut, yüreğinde vatan aşkı, omuzlarında bir milletin ağır yükü vardı. Üniversite sıralarında yalnızca ilim irfan değil, hakkı savunmayı, adaleti haykırmayı da öğrenmişti. Ege Üniversitesi'nin soğuk duvarları arasında sadece derslere değil, haksızlığa karşı verilen mücadelenin ateşine de tanıklık ediyordu. Fırat, yüreğinde taşıdığı bu ateşle, karanlık zihniyetlerin karşısında bir meşale olmuştu.
Fırat Yılmaz Çakıroğlu, ideallerinin peşinden giderken hayatını ortaya koymaktan çekinmedi. O, genç yaşında hayatın hangi bedellerle savunulduğunu bilen bir dava adamıydı. Üniversite koridorlarında, adeta bir idealler savaşı veriliyordu. Fırat, bu savaşta cesaretiyle bir kale, duruşuyla bir sembol oldu. Ancak tarih, her yiğidi bağrına basarken, kimi zaman da onun canını alarak destanlaştırır.
20 Şubat 2015... Bu kara gün, Türkiye’nin yüreğinde bir yara açtı. Fırat, hain bir saldırıda şehit düştüğünde, onun adı yalnızca Türk milletinin kalbine değil, tüm mazlum coğrafyaların dillerine de nakşedildi. Çünkü o, sadece bir birey değil, bir fikrin, bir mücadelenin, bir onurun timsaliydi.
Onu anmak demek, onun temsil ettiği değerleri yaşatmak demektir. Şehadet makamına erişen bu yiğit, her yıl dönümünde kalplerde yeniden doğar. Fırat, artık yalnızca Ege Üniversitesi'nde değil, Türk gençliğinin ideallerinde yaşamaya devam ediyor.
Bugün, onun şahadetinin yıl dönümünde, Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu saygıyla anıyoruz. Ruhun şad, mekânın cennet olsun ey yiğit! Adın bu topraklarda sonsuza dek unutulmayacak. Şahitliğimiz olsun ki, seni ve ideallerini unutturmak isteyenlere inat, seni yaşatmaya devam edeceğiz!
Şeyda GÖKTEN
Gazeteci-Yazar
Yorumlar
Kalan Karakter: