Vicdanın Fiyatı: Kahveye İndirim, İnsanlığa Zam!
Bir fincan kahvenin bedeli ne kadardır? Parayla ölçülen değeri mi, yoksa ardında bıraktığı iz mi daha ağır basar? Son günlerde bazı markaların indirim kampanyalarıyla tüketiciyi cezbetme çabalarını izliyoruz. Ama ortada bir sorun var: O kahvenin tadı, mazlumların gözyaşına bulanmışsa, içilir mi?
Filistin topraklarında bombaların gölgesinde büyüyen çocukların, yıkılan evlerin, yerle bir edilen umutların hesabı hangi kasada kesiliyor? Hangi marka, hangi kampanya, hangi indirim bu adaletsizliği unutturabilir? Bugün bazı küresel markalar, bir yandan tüketiciye cazip fırsatlar sunarken diğer yandan İsrail’e destekleriyle mazlumların acısına ortak olmaktan geri durmuyor. Bir yudum kahve, masum bir çocuğun hayatına mal olacaksa, hangi vicdan bunu kabul edebilir?
Bugün, kahve zincirlerinden fast food devlerine kadar birçok marka, Filistin’deki zulmü besleyen yapılara finansal katkı sağlıyor. Buna karşılık, vicdan sahibi insanlar olarak sorumluluğumuz büyük. Tüketim alışkanlıklarımız, kimden yana olduğumuzu belirler. Eğer zalime kazandırıyorsak, mazlumun duasına muhatap olamayız.
Öyleyse soralım: Bir kahveye ödediğimiz paranın gerçek bedeli nedir? İndirim var diye, insanlığımızı da indirime mi sokacağız?
Bugün Filistin, sadece bir coğrafya değil; insanlığın vicdan terazisidir. Ve biz, o terazide hangi kefeye ağırlık koyduğumuzu çok iyi düşünmeliyiz…
Şeyda GÖKTEN
Gazeteci-Yazar
Yorumlar
Kalan Karakter: