İstanbul Maltepe’de yaşanan olay…
Bir kız çocuğu, daha 9. sınıfta, başka sınıftan öğrencilerin saldırısına uğruyor. Yumruklar, tekmeler, saç çekmeler… Hem de arkadaşlarının telefon kamerası eşliğinde. Sosyal medya uğruna sergilenen bir vahşet!
Darp raporu alınıyor, aile şikâyetçi oluyor. Okul yönetimi ise klasik refleksle "Biz olayı araştırıyoruz" deyip işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Peki ya asıl mesele?
Bu çocuklar kimden öğrendi şiddeti?
Hangi evde "öfke kontrolü" yerine bağırıp çağırmak, tokat atmak normalleşti?
Hangi anne-baba, kendi kavgasını çocuklarının gözü önünde bir “ders” gibi yaşadı?
Bu ülkenin en büyük yanılgısı, sorumluluğu sürekli başkasına atmasıdır.
Öğretmen ilgilenmedi, okul sahip çıkmadı, devlet önlem almadı… Peki ya siz, anne babalar? Çocuğunuzun ruhunu, öfkesini, dilini, kalbini kime emanet ettiniz?
Bugün bir lise öğrencisi başka birini hunharca dövüyorsa, o şiddetin tohumu evde ekilmiştir. Evde sevgi görmeyen, saygı duymayan, merhametle büyütülmeyen bir çocuk, dışarıda vahşileşir. Telefon eline tutuşturulup “Al oyalan” denilen, ilgisizliğe terk edilen çocuk, sosyal medyada like uğruna insanlığı kaybeder.
Unutmayalım: Çocuklar dövüşmüyor, aslında aileler sınıfta kalıyor!
O kızcağızın babası “Kızım ölebilirdi, adalet istiyoruz” dedi. Haklı. Ama adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranmaz. Evde verilmesi gereken bir adalet de vardır: Çocuğa hakkını, sevgisini, ilgisini vermek.
Bugün darp eden de darp edilen de aynı sistemin mağdurudur.
Ve bu sistemin temeli evdir!
Anne babalar, uyanın! Çocuğunuza şiddeti değil merhameti öğretin. Yoksa yarın kendi evladınızın karıştığı bir vahşetin manşetini izlerken vicdanınızla baş başa kalırsınız.
-Şeyda GÖKTEN
Yorumlar
Kalan Karakter: