13. yüzyılda Anadolu’nun çalkantılı topraklarında doğan bir ışık vardı: Hacı Bektaş-ı Veli. Horasan’dan yola çıkan bu bilge, yalnızca bir düşünce adamı değil; aynı zamanda bir gönül mimarıydı. Moğol istilalarının, mezhep çatışmalarının ve toplumsal çözülmenin yaşandığı bir dönemde, o barışın, eşitliğin ve insan sevgisinin sesi oldu.
Felsefesi: “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”
Hacı Bektaş-ı Veli’nin öğretisi, insanı merkeze alan bir anlayış üzerine kuruluydu. Ona göre din, dil, ırk ayrımı yoktu; herkes aynı yaradandan gelmişti. Kadın ve erkek eşit görülmeli, bilgi paylaşılmalı, gönüller birleştirilmeliydi. Onun felsefesi, sadece bir inanç sistemi değil; aynı zamanda bir yaşam biçimiydi.
Toplumsal Etkisi: Alevi-Bektaşi Yolunun Temel Taşı
Bektaşilik, onun öğretileriyle şekillendi. Cem törenleri, eşitlikçi yapı, kadınların toplumsal hayattaki yeri gibi birçok unsur, Hacı Bektaş-ı Veli’nin düşüncelerinden ilham aldı. Onun yolu, Anadolu’da hoşgörünün, dayanışmanın ve adaletin temellerini attı.
Sözleriyle Gönüllere Dokunuş
Hacı Bektaş-ı Veli’nin sözleri, yüzyıllar geçse de hâlâ insan ruhuna dokunur. İşte bazıları:
- “İncinsen de incitme.”
- “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.”
- “Düşmanınızın bile insan olduğunu unutmayın.”
- “Kadınlarınızı okutunuz.”
- “Okunacak en büyük kitap, insandır.”
- “Yetmiş iki millete bir nazarla bak.”
Bu sözler, onun evrensel değerlerle örülü düşünce dünyasını ve insan merkezli yaklaşımını açıkça ortaya koyar.
Bugün, barışın ve hoşgörünün sesi olan Hacı Bektaş-ı Veli’yi vefat yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz.
Asırlar önce gönülleri birleştiren öğretileri, bugün hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.
Onun izinde yürüyen her adım, insanı yüceltmeye, sevgiyi çoğaltmaya ve adaleti yaşatmaya devam ediyor.
“İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.”
Hacı Bektaş-ı Veli
Yorumlar
Kalan Karakter: