-Terörsüz Türkiye Komisyonu Kararları Neden Gizli Tutuluyor ?
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un açıkladığı 10 yıl gizlilik kararı, kamuoyunda tartışma yarattı. Bu kararın ardındaki stratejik akıl ve devlet refleksi, Türkiye’nin geleceği açısından ne ifade ediyor?
Türkiye, tarihi bir eşikten geçiyor.
Terörle mücadelede yeni bir dönemin kapıları aralanırken, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un açıkladığı “10 yıl gizlilik” kararı kamuoyunda çeşitli tepkilere yol açtı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına dair tüm tutanakların ve belgelerin on yıl boyunca saklı kalması öngörülüyor. Kimileri bu sürenin uzun olduğunu düşünüyor, kimileri ise şeffaflık talep ediyor. Ben bu kararın arkasındaki stratejik aklı ve devlet refleksini anlamaya çalışıyorum.
Gizlilik, güvenliğin teminatıdır.
Bu tür hassas süreçlerde gizlilik sadece teknik bir önlem değil, ulusal güvenliğin temelidir. Komisyonun yürüttüğü çalışmalar, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda toplumsal bir iyileşme sürecidir. Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için bilgi güvenliği şarttır. Belgelerin erken açıklanması, süreci sabote edebilir, kamuoyunu yanıltabilir ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilir.
Siyasi manipülasyonun önüne geçmek gerekir.
Türkiye’de siyasi gündemin ne kadar hızlı değiştiğini hepimiz biliyoruz. Bugün açıklanan bir belge, yarın bir siyasi kampanyanın malzemesi haline gelebilir. Bu da sürecin özünü bozar. 10 yıllık gizlilik, bu tür manipülasyonların önüne geçmek için bir tampon süre işlevi görür.
Uluslararası uygulamalarla uyumlu bir tercih.
Bu karar sadece Türkiye’ye özgü değil. Almanya’da devlet sırları 30 yıl boyunca gizli tutulur. ABD’de CIA belgeleri 25 yıl sonra açıklanır. İngiltere’de bu süre 20 yıldır. Türkiye’nin 10 yıl gibi makul bir süreyi tercih etmesi, hem uluslararası standartlara uyumlu hem de sürecin dinamiklerine uygun bir tercihtir.
Zaman, algıları da iyileştirir.
Bugün açıklanacak bir belge, duygusal tepkilerle karşılanabilir. Ancak 10 yıl sonra, toplum daha olgun, daha dengeli bir bakış açısıyla değerlendirme yapabilir. Bu da belgelerin objektif biçimde yorumlanmasını sağlar.
Bu karar bir sansür değil, bir stratejidir.
Sessizlik, bazen en güçlü söz olur. Türkiye’nin bu süreçte gösterdiği sabır, diplomatik akıl ve siyasi olgunluk, gelecekte barışın ve kardeşliğin temeli olacaktır.
Yorumlar
Kalan Karakter: