Kör Bir Kuyu
Kimi zaman insan ruhu, karanlık bir kuyuya hapsolur; ışık, ne ulaşır ne de yankılanır. Bu kuyunun derinliklerinde fitne, fesat, kıskançlık ve hasetlik kol gezer. İnsanların kalplerine hainlik tohumları ekenler, kendi karanlıklarını başkalarının hayatına bulaştırmayı vazife bilirler. O kuyunun sakinleri, yalnızca karanlığı çoğaltmayı, doğruluğun yolunda yürüyenlerin ayaklarına taş koymayı hedefler.
Sırat-ı müstakim üzere yürüyenlerin yolu, işte bu kuyuların etrafından geçer. Doğruluğa talip olanlar, yoldaki dikenlere aldırış etmeden yürürler. Ancak kuyudan yükselen hainlik fısıltıları, onların yolunu kesmek ister. Kimi zaman bu fısıltılar, birer çığlık olur; iftiranın, aldatmacanın ve ihaneti maskelenmiş bir tebessümün yankılarıdır.
Kuyuyu daha derin ve karanlık hale getirenlerin unuttuğu bir gerçek vardır: Her kuyu bir gün aydınlığa çıkar. Her karanlığın sonu bir sabaha gebedir. O kuyunun içinde bir kişi vardır ki ışığı arar, temiz bir nefesin özlemiyle yanar. Başkalarının karanlıklarında boğulmak yerine kendi ışığını yakmaya kararlıdır. Çamurun içinden sıyrılıp, doğruluğun yolunda yürüyenlere katılmayı düşler.
Kuyu başındaki haset dolu gözler, bu kişinin aydınlığa ulaşmasını engellemeye çalışır. Çünkü aydınlığa çıkan biri, karanlıklarını ifşa eder. Onlar kuyunun karanlıkta kalmasını ister; lakin ışığı arayanın sabrı, bu hainliğin üstesinden gelir. O kişi, doğruluğa olan inancıyla yükselir, kuyunun zincirlerini kırar.
Ve nihayetinde, o kör kuyudan çıkan bir ışık süzmesi, tüm karanlıkları aydınlatmaya başlar. Karanlıkta kalmayı seçenler, kendi kuyularında boğulurken, hakikat yolunda yürüyenler birer meşale olur. Kuyunun başındaki fitneciler, kendi topraklarında mahvolurken, o kişi doğrulukta direnir ve karanlığı mağlup eder.
Her kör kuyunun bir ışığı sakladığını unutmamak gerek. Ve o ışık, hakikate inanan bir yüreğin derinliklerinde gizlidir. Hakikate talip olan, karanlık kuyulara rağmen yoluna devam eder.
Sözlerimi bir Hadis-i Şerif ile bitirmek isterim:
- Hadis-i şerifte, "“Yakında büyük fitneler olacak, o fitnelerde (yerinde) oturanlar ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan, daha hayırlı olacaklar. Kim o fitne içinde bulunmuş olursa, ondan uzak dursun. O zaman bir iltica yeri, sığınacak mekân bulursa ona sığınsın.”
Her şeyden kaçarsınız ya,
Allah'ın adaletinden nasıl kaçacaksınız?
Onu da siz düşünün !
Hadi Eyvallah...
Yorumlar
Kalan Karakter: