Türk Bayrağı ve Halep Kalesi: Bahadır Yenişehirlioğlu’ nun Tarihi Direnişi
Türk bayrağının Halep Kalesi’ne çekilmesi, sadece bir askerî hamle değil, aynı zamanda Türk milletinin tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkma kararlılığının güçlü bir ifadesidir. Bu sembolik eylem, sadece sınırlarımızın ötesinde bir zaferi değil, Türk milletinin binlerce yıllık medeniyet iddiasını da temsil etmektedir. TBMM’de bu konunun tartışıldığı oturumda, Bahadır Yenişehirlioğlu’nun yaptığı konuşma, yalnızca bir milletvekilinin görüşlerini değil, aynı zamanda Türk milletinin tarihî ve ahlâkî haklılığını ortaya koymuştur. TBMM’de AK Parti Grupbaşkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu’nun HDP’li milletvekillerinin bulıunduğu sıralara karşı serzenişi ve dik duruşu hakkında konuşmak gerekir.
Bahadır Yenişehirlioğlu, entelektüel birikimi ve milletine duyduğu derin sevgiyle, Türkiye'nin tarihî misyonunu ve bölgedeki haklı duruşunu savunarak bir kez daha milletimizin sesi olmuştur. Öte yandan, DEM’li Gülistan Koçyiğit’in eleştirileri, yalnızca gerçeklerden kopuk bir bakış açısını değil, aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel varlığına yönelik kasıtlı bir karşıtlığı yansıtmaktadır.
Bahadır Yenişehirlioğlu bu duruşuyla ‘’Tarihin ve Adaletin Sözcüsü olmuştur’’ Sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda Türk milletinin tarihî derinliğini ve kültürel mirasını anlayan bir düşünce insanıdır. Halep Kalesi’ne Türk bayrağının çekilmesini eleştirenlere karşı verdiği cevap, tarih bilinci ve millet sevgisiyle yoğrulmuş bir duruşun yansımasıdır. Yenişehirlioğlu, bu eylemi "bir milletin kendi öz topraklarına sahip çıkma iradesi" olarak tanımlarken, bölgedeki tarihî bağlarımızın altını güçlü bir şekilde çizmiştir.
O, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmasında, Türkiye’nin tarihî mirasına sahip çıkma zorunluluğunu hatırlatarak, bu konuda sessiz kalanlara ya da karşı çıkanlara karşı net bir tavır almıştır. Yenişehirlioğlu’nun şu sözleri adeta tarihe bir not düşmüştür:
“Biz sadece bayrak çekmiyoruz, adaletin ve mazlumun sesi olma irademizi gösteriyoruz. Türk milleti, geçmişte olduğu gibi bugün de mazlumların yanında, zalimlerin karşısındadır.”
DEM’in Yanıltıcı Eleştirileri onları içinden çıkılmaz karanlık dehlizlere atmıştır. DEM’li Gülistan Koçyiğit’in Halep Kalesi’ne Türk bayrağı çekilmesine yönelik eleştirileri, tarihî bağlarımızı ve Türkiye’nin ulusal güvenlik kaygılarını görmezden gelen yüzeysel bir bakışı temsil etmektedir. Koçyiğit’in, bu eylemi “işgal” olarak nitelendirmesi, Türk milletinin tarihî ve kültürel bağlarına yapılan büyük bir haksızlıktır.
Bahadır Yenişehirlioğlu, bu eleştirilere verdiği cevapla yalnızca siyasi bir lider olarak değil, aynı zamanda bir tarih ve ahlâk savunucusu olarak da kendini göstermiştir. Yenişehirlioğlu, Türkiye’nin Suriye’deki varlığının yalnızca terörle mücadeleye dayalı değil, aynı zamanda bölgenin istikrarı için bir zorunluluk olduğunu açıkça ifade etmiştir.
Halep Kalesi: Türk Milletinin Tarihî ve Kültürel Mirasıdır
Halep Kalesi, yüzyıllar boyunca Türk-İslam medeniyetinin bir parçası olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Halep, ticaretin, kültürün ve medeniyetin kalbinin attığı bir şehir olmuştur.
Bahadır Yenişehirlioğlu’nun da altını çizdiği gibi, Halep Kalesi’ne Türk bayrağı çekilmesi, bu tarihî ve kültürel bağların bir sembolüdür.
Türkiye’nin Suriye’deki varlığı, yalnızca bir askerî stratejinin ötesinde, Türk milletinin adalet anlayışının ve tarihî sorumluluğunun bir sonucudur. Halep Kalesi’nde dalgalanan Türk bayrağı, sadece bir milletin bağımsızlık sembolü değil, aynı zamanda bir medeniyetin adalet, barış ve istikrar mesajıdır.
Bahadır Yenişehirlioğlu’nun Tarihî Duruşu
Yenişehirlioğlu’nun Meclis kürsüsünden ifade ettiği gibi, Türk bayrağının Halep Kalesi’nde dalgalanması, yalnızca bir zaferin simgesi değil, aynı zamanda bir mazlum coğrafyaya umut ışığıdır. Bu eylem, Türk milletinin tarih boyunca üstlendiği koruyucu ve adalet dağıtıcı misyonun devam ettiğini göstermektedir. Yenişehirlioğlu, bu tarihî misyonu şu sözlerle dile getirmiştir:
“Türk bayrağı, gittiği her yerde barışı ve adaleti temsil eder. Halep Kalesi’nde dalgalanan bu bayrak, sadece bizim değil, mazlum milletlerin de umududur.”
Bahadır Yenişehirlioğlu’nun Haklılığı ve DEM’in Yanıltıcı Tavrı
Bahadır Yenişehirlioğlu, milletimizin tarihî bağlarını ve ulusal güvenliğini savunan tutumuyla bir kez daha haklılığını ortaya koymuştur. Onun duruşu, yalnızca bir siyasi liderin değil, Türk milletinin tarihî misyonunu anlayan bir vicdanın sesi olmuştur. DEM’li Gülistan Koçyiğit’in eleştirileri ise bu tarihî bağları görmezden gelen, yanlı ve gerçeklerden kopuk bir anlayışı temsil etmektedir.
Halep Kalesi’ne Türk bayrağı çekilmesi, bir milletin tarihine, kültürüne ve öz değerlerine sahip çıkma iradesidir. Bu irade, Bahadır Yenişehirlioğlu gibi liderlerin güçlü savunusuyla daha da anlam kazanmıştır. Türk milleti, tarih boyunca olduğu gibi bugün de adaletin ve mazlumların yanında yer almaya devam edecektir. Bahadır Yenişehirlioğlu’nun TBMM’deki cesur duruşu Türk milletinin içindeki diriliş ateşini yakmıştır.
Türk milleti nice zafeleri, önder ve lider konumunda, güçlü yolbaşçılar ile kazanmıştır. Umut, olarak görülen Bahadır Yenişehirlioğlu gibi liderlerimiz var olduğu sürece Türk milletinin davası, her daim omuzlarda yükselecek ve daima ileriye, daha ileriye götürelecektir.
Bahadır Yenişehirlioğlu değerli büyüğümü hürmet ve saygı ile selamlıyorum. Kendisiyle gurur ve kıvanç duruyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: