Bugün içimde bir huzursuzlukla başladım güne...
Dün gece elimden bırakamadığım kitaplar ve kendime ayırdığım vakit, uykusuz bıraktı beni. Uykusuzluktan öte bir şeydi aslında. İçim kalabalıktı… Çalışıyor ama zihnimi toparlayamıyordum.
O esnada, başka birimden bir arkadaşımız, geçici olarak bizim bölümde görevlendirildi. Sabah 11’e kadar benimle aynı odada çalışacaktı. Sessizce başladık güne… Saat ilerledikçe kalbimin kıyısında bir şeyler çözülmeye başladı.
Sonra bir ses işittim. Kapımızdan içeri o gün birlikte çalıştığımız Sema ablamın eşi, Can abi girdi. Sohbet arasında, istemsizce kulak misafiri oldum bir konuya…
Yaşlı bir teyzeden bahsediyorlardı.
Yalnızdı.
Tekerlekli sandalyeye ihtiyacı vardı.
Ama imkânı yoktu…
Can abi içlenmişti bu meseleye. "İçime oturdu," dedi.
Bir an bile düşünmeden döndüm:
"Enişte, bu konuda ben yardımcı olabilirim…"
Dedim ve hemen Zühre ablamı aradım.
Bu şehirde, belki de en çok yüreğiyle tanınan, yardıma koşan bir insandır o.
Teyzenin bilgilerini, adresini ulaştırdım.
Söz bile vermedim, ama gönlüm ona emanet etti meseleyi.
O da bir saat içinde halletti.
Devlet desteğiyle, hayırsever bağlantılarıyla, tekerlekli sandalye teyzenin evine vardı.
Haber geldiğinde gözlerim doldu…
Teyze dua etmiş bize.
"Allah razı olsun" demiş.
İçimdeki o sabah sıkışıklığı, yerini tarif edemeyeceğim bir huzura bıraktı.
Sanki içimdeki tüm boşluklar bir duayla doldu.
Sanki her şey yerine oturdu.
Bu satırları, "iyilik yaptım" demek için değil, aksine ne kadar küçük bir köprü olabildiğimi anlatmak için yazıyorum.
Asıl iyiliği yapan ben değilim.
Ben sadece gönülden gönüle bir köprü kurdum.
Ama o köprüden geçen bir iyilik, bir cana umut oldu.
Belki bir dua oldu, bir iç ferahlığı oldu, bilmiyorum…
Şunu öğrendim:
Hayatın hangi anında, hangi kulakta bir cümleye denk gelirseniz gelin, kulağınızı kapatmayın.
Sizin için küçük bir adım, başkası için bir ömür olabilir.
İyilikte bahane aramayın, fırsat arayın.
Çünkü nasip varsa, sizi bulur.
Ve siz sadece bir vesile olursunuz.
Ama o vesilelik bile insanın içini aydınlatır, ruhuna huzur getirir.
Bugün, zincirleme bir şekilde gelişen bu güzel hikâyede yer almaktan dolayı içim sevinçle doldu.
Ve bir kez daha inandım:
İyilik, gösteriş için değil; Allah için, insanlık için, kalpten kalbe akan bir niyetle yapılmalı.
İşte o zaman karşılığı sonsuz olur.
Size de tavsiyemdir…
Engeller çıkar, anlamayanlar olur, belki de küçümseyenler…
Ama siz, Allah rızası için yapılan hiçbir iyiliği küçümsemeyin.
Köprü olun.
Gönül olun.
Gölge olun birinin sıcağına.
Ve hep iyilikte kalın…
Kalın sağlıcakla.
Yorumlar
Kalan Karakter: