Sanat adı altında her şey meşrulaştırılamaz.
Sahne bir şov alanı değildir; milletin huzurunu, gençliğin zihnini ve toplumun ahlakını ifsat eden bir teşhir platformu hiç değildir.
Son olarak Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda sahneye adeta bir yatak odası dekoruyla çıkan Hadise, şarkı söylemekten çok bir erotik gösteri sunmayı tercih etmiştir. Sahnedeki davranışlar ne sanattır ne de estetik… Bu, olsa olsa toplumun gözünün içine baka baka sergilenen bir ahlaki sabotajdır.
Bunun adı ne özgürlük ne de ifade biçimi olabilir. Bu, düpedüz değerlerimize, gençliğimize, özellikle de genç kızlarımıza yapılan bir zihinsel operasyondur. Hadise, kendisini örnek alan binlerce gence karşı mesuliyet taşıdığının farkında mıdır? Onların gözünde neyin normalleşmesine sebep olduğunu, hangi algıları sinsice yerleştirdiğini gerçekten düşünüyor mu?
Bir ülkenin sahnesi bu kadar ucuz olmamalı!
Müstehcenliği ‘sanat’ diye pazarlayan bu anlayış, toplumun ruhunu kemirmektedir. Gençlerimizi ekranla, sahneyle, sosyal medyayla adım adım ifsat etmeye çalışan bu kültürel işgale karşı artık "dur" deme zamanı gelmiştir.
Devletin ilgili kurumları bu tür "sözde konser" etkinliklerini mercek altına almalı; toplum huzurunu, kamu düzenini ve gençliğin ahlakını tehdit eden bu gösterilere karşı hukuki ve kültürel önlemler vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir.
Bu bir sanat değil, bir misyonerliktir — ahlakı yıkma ve genç nesli duyarsızlaştırma misyonudur!
Sayın Hadise,
Sizin tercihleriniz sadece sizin alanınızda kalmıyor. Giyiminiz, tarzınız, sözünüz ve gösteriniz — binlerce gencin zihnine "normal" diye kazınıyor. Siz, ister kabul edin ister etmeyin; bu milletin çocuklarına karşı sorumlusunuz. Toplumun huzurunu bozan, gençliğe rol model olmak yerine onları yozlaştıran her kimse, o kişi karşısında susmak bu vatana ihanettir.
Bu toprakların ahlakı da, maneviyatı da; sizin sahneye taşıdığınız gösterilerden çok daha kadim, çok daha anlamlıdır.
Şeyda GÖKTEN
Gazeteci-Yazar
Yorumlar
Kalan Karakter: